2. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2014/8051
- Karar No
- 2015/1952
- Karar Tarihi
- 17.02.2015
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Aile Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
2. Hukuk Dairesi 2014/8051 E. , 2015/1952 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı (erkek eş) tarafından, davalı-davacı (kadın eş)'nın birleşen davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat, nafakalar ve velayet yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 17.02.2015 günü temyiz eden davacı-karşı davalı ... geldi. Karşı taraf davalı-karşı davacı ... Usta ile vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı-davalı (erkek eş)'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Mahkemece, davacı-davalı (koca) daha ağır kusurlu kabul edilmek suretiyle her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de, toplanan delillerden; davalı-davacı (kadın eş)'in sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar içerisinde bulunduğu ve mesaj yoluyla eşine hakaret ettiği, buna karşılık 27.5.2013 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere davacı- davalı (erkek eş)'in de, eşine hakaret ettiği, fiziksel şiddet uyguladığı ve güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken, davacı-davalı (erkek eş)'in daha ziyade kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur tespitine dayalı olarak davalı-davacı (kadın eş) yararına maddi ve manevi tazminata (TMK md. 174/1,2)hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3.Mahkemece, müşterek çocukların velayeti 13.10.2010 tarihli sosyal inceleme raporuna atıfta bulunulmak suretiyle davalı-davacı anneye bırakılmıştır. Sosyal inceleme tarihi ile karar tarihi arasında geçen süre ve müşterek çocukların velayet hususunda görüş ve düşüncelerini ifade edebilecek yaşa geldikleri de gözetilerek, her iki ebeveyn ve çocuklarla görüşmek suretiyle yapılacak inceleme neticesinde yeniden rapor alınıp, sonucu uyarınca velayet hususunda bir düzenleme yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.