2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2015/11578 E. , 2015/14119 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Koruma Kararının Kaldırılması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava 2828 sayılı Yasa uyarınca alınan koruma kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İlgili kurumun talebi üzerine, hakkında korunma kararı alınan çocuğun yasal temsilcisine tebligat yapılmadan, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda, koruma kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 2828 sayılı Yasa uyarınca alınmış olan koruma kararının kaldırılmasına yönelik istek korunma altında bulunan çocuğun hak ve menfaatleriyle ilgilidir. Bu nedenle davanın, hakkında korunma kararı alınmış olan çocuğa, ergin değilse yasal temsilcisine (veli veya vasisine) yöneltilmesi, onların da göstereceği deliller varsa toplanıp sözü edilen Yasanın 24. ve müteakip maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden eksik hasım ve incelemeyle hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre hükmün esasıyla ilgili temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 01.07.2015 (Çrş.)
KARŞI OY YAZISI Temyiz edilen karar, 2828 sayılı Kanuna göre alınmış olan korunma kararının “kaldırılmasına” ilişkin ... Aile Mahkemesinin 3.10.2006 tarihli 2006/21-21 sayılı kararıdır. Bu karar Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun talebi üzerine evrak üzerinde verilmiştir. Kararı, hakkındaki korunma kararı “ergin olmadan önce” kaldırılmış olan ilgili temyiz etmektedir. Kaldırma kararının, yasal temsilcilerine husumet yöneltilmeden, deliller toplanmadan eksik hasım ve eksik inceleme ile verildiğini ileri sürerek bozulmasını talep etmektedir.2006 yılında verilmiş ve sonuçlarını hasıl etmiş olan kararın temyiz edilmesiyle ilgilinin elde etmek istediği sonuç, kurum vasıtasıyla kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam olanağından yararlanmaktır. Çünkü, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa, 25.2.1988 tarihli 3413 sayılı Kanunla ilave edilen Ek 1. madde; reşit oluncaya kadar kuruma bağlı sosyal hizmet kuruluşlarında kalmış olan korunmaya muhtaç çocukların kamu kurum ve kuruluşlarına kurum vasıtasıyla iş başvurusunda bulunacaklarını hükme bağlamıştır. Bu Kanuna dayanılarak Bakanlar Kurulunca çıkartılan ve 2.3.1995 tarihli 22218 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe konulan ‘‘Korunmaya Muhtaç Çocukların İşe Yerleştirilmelerine İlişkin Tüzük” hükümlerine göre, “hakkında korunma kararı alınmış olup da, reşit oluncaya kadar sosyal hizmet kuruluşlarında kalmış olan korunmaya muhtaç çocukların, kamu kurum ve kuruluşlarına iş başvurusunda bulunmaları kurum aracılığıyla” mümkündür. (Tüzük m. 7) Tüzük, başvuru sahibinin geçmişte bir sosyal hizmet kuruluşunda kaldığının ve korunduğunun belgelenememesi halinde, bu hususu tespit eden bir mahkeme kararı aramaktadır. ( m. 7) İlgili, reşit oluncaya kadar sosyal hizmet kuruluşunda kaldığını belgelendirmediğine göre, bu hususun tespiti için mahkemeden karar alabilir. Başka bir ifade ile 2006 yılında verilmiş bir karan dokuz sonra temyiz etmekle elde etmek istediği sonuca, tespit davası açmak suretiyle ulaşabilir. Verilen kaldırma kararı, kurumun başvururu üzerine “hasımsız” olarak evrak üzerinde alındığına göre, temyiz eden bakımından "kesin hüküm” kuvveti yoktur ve temyiz edeni bağlayıcı nitelikte de değildir. Hükmü temyiz edenin, böyle bir tespit davası açma imkanı olduğuna göre, 2006 yılında verilmiş bulunan bir kararı, aradan dokuz yıl geçtikten sonra temyize taşımakta ve temyiz mahkemesinden, dokuz yıl Önce verilmiş bir kararın o tarih itibarıyla denetimini istemekte korunmaya değer hukuksal bir yararı bulunmamaktadır. Bu bakımdan, temyiz talebinin, hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmelidir. Bu sebeple sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak edemiyorum. 01.07.2015