2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2014/10552 E. , 2015/2585 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı (kadın) tarafından, tazminatların miktarı ve yoksulluk nafakasının reddi yönünden; davalı-karşı davacı (koca) tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 24.02.2015 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. ... geldiler. Lüzum üzerine davalı-karşı davacı (koca)'nın vekilinden soruldu; temyiz dilekçelerinde yer alan kadının boşanma davasının kabulüne ilişkin bölümü temyizden feragat ettiklerini, temyizlerinin boşanmanın fer'ilerine ilişkin olduğunu beyan etti, imzası alındı. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Davalı-karşı davacı (koca), boşanmaya yönelik temyizinden 08.03.2014 tarihli dilekçesiyle feragat ettiğinden, kocanın boşanma hükmüne yönelik temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı (koca)'nın tüm, davacı-karşı davalı (kadın)'ın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı (kadın) yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK md.174/1) ve manevi (TMK md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.