11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/17336 E. , 2015/5089 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/03/2013 gün ve 2011/195-2013/31 sayılı kararı onayan Daire’nin 10/02/2014 gün ve 2013/12932-2014/2207 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2008/62281 sayı ile "...+ŞEKİL" ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin "...+ŞEKİL" markasını mesnet göstererek başvuruya itiraz ettiğini, davalı kurumun 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesi uyarınca başvurudan bir kısım mal ve hizmetleri çıkardığını, yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nca kısmen reddedildiğini, ancak "..." ibareli bir çok markanın müktesep hak teşkil edecek tarzda müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanını da oluşturan "..." ibaresi üzerinde hakkının bulunduğunu, redde mesnet marka ile başvuru konusu markanın benzemediğini ileri sürerek ... ...'nın 2010-M-3782 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, "maden" ibaresinin ayırdediciği bulunmadığından esas unsur olan "..." kelimesinin redde mesnet markaya iltibasa sebep olacak derecede benzediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markaların 556 sayılı KHK'nın 8'inci maddesi çerçevesinde aynı veya ayırdedilemeyecek derecede benzer olduğunu, aynı mal ve hizmetler için tescil istendiğini, davacının "..." ibaresinin yanına vasıf bildiren kelimelerle oluşturduğu diğer markalarının davaya konu başvuru için müktesep hak sağlamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.