2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2014/22966 E. , 2015/11502 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki "boşanma ve ziynet alacağı" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (...) tarafından, her iki dava ve feri' ileri ile ziynet alacağının red edilen bölümüne yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Mahkemece, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı-davacı(nın) tamamen kusurlu kabul edilerek, kocanın boşanma davasının kabulüne, davalı-davacının birleşen davasının reddine karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, mahkemece davalı-davacıya atfedilen kusurlu davranışlar yanında; davalı-davacının açtığı boşanma davasından 25.10.2011 tarihinde feragat etmesinden sonra, davacı-davalının eşiyle birlikte yaşamaktan kaçındığı, eşinin hamilelik süreciyle ve müşterek çocuğun doğumu ile ilgilenmediği ve annesinin evlilik birliğine yönelik müdahalesine izin verdiği bu şekilde, davacı-davalının da boşanmaya neden olan olaylarda kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, davalı-davacı dava açmakta haklı olup, kadının davasının da kabulü ile boşanmaya karar verilmesi gerekirken, bu yön nazara alınmadan davasının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2.Davalı-davacının ziynet alacağına yönelik temyizinin incelemesine gelince;
Davalı-davacı(nın) dava dilekçesinde 6 adet 22 ayar ve 20'şer gramlık 3 burmalı bileziklerinin aynen, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde bedeli olan 10.000 TL'nin kendisine ödenmesini talep etmiş; 27.08.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle ziynet talebini 30.000 TL olarak arttırmıştır.
Bilirkişi raporunda 6 adet 3 burmalı bileziğin, dava tarihindeki toplam bedeli 11.760 TL olarak tespit edildiğine göre, davacı lehine 11.760 TL ziynet alacağına hükmolunması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.