Aramaya Dön

(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2014/21526
Karar No
K. 2015/22175
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi         2014/21526 E.  ,  2015/22175 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla) Dava Türü : İtirazın İptali

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı vekili, davalı aleyhine işçilik alacakları için takip başlattığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, kıdem tazminatın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davanın 10 yıllık sürede açıldığını, davacının davalıya ait iş yerinde kesintisiz olarak 01/05/2001 ile 10/02/2005 tarihleri arasında çalıştığını, kıdem tazminatının tüm hizmet süresi üzerinden ve son ücretinden hesaplandığını, açmış oldukları hizmet tespiti davasının kesinleştiğinden takibe yapılan itirazın iptaline ile davacı yararına %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, kıdem tazminatı ve işlemiş faiz alacağı likit alacaklardan olmadığını, bilirkişi hesabı sonucunda belirlenebileceğini belirterek açılan davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. İşçilik alacaklarıyla ilgili olarak yapılmış olan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, yargılama ve icra inkâr tazminatına karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Genel haciz yoluyla yapılan ilamsız icra takiplerinde, borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkânlarından biri 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 inci maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Yasada gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilir. İcra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Özellikle, işçinin kıdemi, ücreti gibi hesap unsurları, işverence bilinen ya da belirlenebilecek hususlardır. 4857 Yasanın 8 inci ve 28 inci maddelerinin, işverene bu gibi konularda belge düzenleme yükümü yüklediği de gözden uzak tutulmamalıdır. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkâr tazminatına hükmedilemez (Yargıtay HGK. 4.3.2009 gün 2009/ 9-57 E, 2009/ 110 K).

Borçlu belirli bir alacak için yapılan icra takibinde borcun bir kısmına itiraz etmek istediğinde, itiraz ettiği kısmı açıkça göstermek zorundadır. Borçlu buna uymaz ve borcun tamamına itiraz ederse, itirazın iptali davası sonucunda borçlu olduğu miktar bakımından icra inkâr tazminatı ödemekle yükümlüdür (Yargıtay 9.HD. 4.4.2008 gün 2007/14360 E, 2008/7511 K.). Alacağın likit olması şartıyla, itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkâr tazminatına hükmedilmelidir. İcra inkâr tazminatı, asıl alacak bakımından söz konu olur. İşlemiş faiz isteği yönünden icra inkâr tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir.

İcra takibinde işlemiş faiz için de takip tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olması durumunda, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi, faize faiz yürütülmesi anlamına gelir ki, Borçlar Kanununun 104/son maddesi ile 3095 sayılı Yasanın 3 üncü maddesi uyarınca faize faiz yürütülmesi mümkün olmaz. Bu halde, asıl alacak bakımından takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmelidir.

Mahkemece, davacının davalı aleyhine ayrı ayrı açmış olduğu kısmi alacak ve hizmet tespiti davalarının kabul edilerek ilgili Yargıtay dairelerince onanıp kesinleştiği, davacı tarafından davalı aleyhine takip başladıldığı, borçlunun itiraz ettiği, iş akdinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyeceği şeklinde sona erdiğinin ispatı davalı iş verene ait olup, davalı iş verence bu yönde herhangi bir delil sunulmadığı, kıdem tazminatı alacağının likit alacak olması nedeniyle iş akdinin haksız olarak işverence feshedilmesi ve bu suretle icra takibine haksız itiraz etmesi nedeniyle itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmiştir.

Somut olayda, asıl alacağın likit olup olmadığının tespiti yönünden, hizmet tespiti davasının Yargıtaydan hangi tarihte gönderildiği, kararın taraflara hangi tarihte tebliğ edildiği araştırılarak icra takip tarihinden önce tebligat yapılmış ise bu alacak üzerinden icra inkar tazminatı yönünden şimdiki gibi karar vermek, tebligat yapılmamış ise hizmet süresinin ihtilaflı olmasından dolayı asıl alacak likit kabul edilemeyeceğinden asıl alacak yönünden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi, Ayrıca birikmiş faiz alacağı likit olmadığı halde, birikmiş faiz alacağı üzerinden de icra-inkar tazminatına hükmedilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.

3.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği, davalı için taktir edilen avukatlık ücreti reddedilen miktarı geçemeyeceğinden davalı yararına fazla avukatlık ücreti taktiri hatalı olup bozma nedenidir.

4.Kıdem tazminatına ilişkin birikmiş faiz alacağının hesabı uyuşmazlık konusudur. Kıdem tazminatı ödenmekle, feri hak olan faiz hakkı da son bulur. Ancak kıdem tazminatının kısmen ödenmiş olması durumunda son taksit ödeninceye kadar faiz hakkı saklı tutulabilir. Davanın açılması da ihtirazi kayıt anlamındadır.

Kıdem tazminatına uygulanması gereken faizi düzenleyen ilgili hükümde özel banka ile kamu bankası ayrımı yapılmamıştır. Yasada, “uygulanan en yüksek faiz” sözcüklerine yer verilmiş olmakla sözü edilen faiz oranının uygulanıp uygulanmadığı tespit olunmalıdır. Bankaların belli dönemlerde T. C. ... Bankasına uygulayabileceklerini bildirdikleri faiz oranı filen uygulanmış olmadıkça ücret dikkate alınmaz.

Bankaların uyguladıkları faiz oranları bir ya da birkaç aylık veya bir yıllık vadelerle belirlenmektedir. Bunlardan en uzun vade bir yıl olup, en yüksek faiz oranı da bir yıllık mevduata uygulanmaktadır. Bu durumda kıdem tazminatı için uygulanması gereken faiz, ödeme gününün kararlaştırıldığı ya da temerrüdün gerçekleştiği zamanda bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı olmalıdır. Aynı miktar için ikinci yılın başlangıcındaki en yüksek banka mevduat faizinin belirlenerek uygulanması, gecikme daha da uzunsa takip eden yıllar için de aynı yönteme başvurulması gerekir. Yıl içinde artan ve eksilen faiz oranları dikkate alınmaz. Yıllar itibarıyla faiz oranları değişebileceğinden kararda faiz oranının gösterilmemesi gerekir. Mahkemece kıdem tazminatına uygulanacak en yüksek banka mevduat faiz oranını yukarıda açıklanan şekilde araştırılmadan Merkez Bankası faiz oranını esas alarak hesaplama yapan hatalı bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması bozma nedenidir. O halde taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 11.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.