4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2016/2777 E. , 2018/382 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/10/2014 gününde verilen dilekçe ile kurum zararı nedeniyle alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11/11/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kurum zararı nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalının, ... Komutanlığı emrinde görevli iken tayininin çıktığını, devretmesi gerekli olan 315 kalem malı devretmediğini, ... Mahkemesi’nin 2013/ 505 esas sayılı dosyası ile yargılandığını ve hazine zararının saklı tutulmasına karar verildiğini belirterek, kamu zararının tazminini talep etmiştir.
Davalı;... Komutanlığı Askeri Mahkemesince isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığına karar verildiğini, her ne kadar hazine zararının saklı tutulmasına karar verilmiş ise de, bu zararın oluşumunda herhangi bir hukuki ve fiili bağlantı olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davalının, haksız eyleminden dolayı kurumun uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 818 sayılı BK'nın 53. maddesi (TBK'nın 74. maddesi) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de; hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Dava konusu olayda;... Komutanlığı Askeri Mahkemesince davalı hakkında, ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunun unsurları oluşmadığından beraatine ve meydana gelen hazine zararın saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Eldeki dava dosyası kapsamı ve askeri mahkeme dosyasındaki delillere göre, meydana gelen zarar ile davalının eylemi veya eylemsizliği arasında uygun illiyet bağlantısı bulunamamıştır. Bu nedenle, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerekmiştir.