(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/12831 E. , 2013/6275 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı ve kefile karşı açılmış olup, hor kullanma sonucu demirbaşlarda ve kiralananda oluşan hasar bedeli ve hasarın giderimi süresindeki kira kaybı olmak üzere toplam 23907 -TL tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, demirbaşlarda oluşan hasar nedeniyle 6266,66 TL, kiralananda oluşan hasar nedeniyle 4405 TL ve kira kaybı nedeniyle oluşan 2667 TL zarar olmak üzere toplam 13.338,66 TL nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1.)Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davacı vekilinin ve davalı kiracı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2.)Davalı kefil ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince: Kiraya veren davacı tarafından dayanılan ve karara esas alınan 15.12.2006 başlangıç ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmeyi davalılardan ... adi kefil sıfatıyla imzalamıştır.
B. K.nun 484.
(TBK 583) maddesine göre, kefalet sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmasına ve kefilin sorumlu olacağı azami miktarın belirlenmesine bağlıdır.
Somut olayda, dava konusu edilen alacak, kiralananın hor kullanılması sonucu oluşan zarara ilişkindir. Hor kullanma sonucu oluşan zararın kefalet sözleşmesinin tanzimi sırasında önceden bilinebilir ve belirlenebilir mahiyette olmadığı açıktır. Bu nedenle zarardan davalı kefil Niyazı Dağlıkan'ın sorumlu olduğundan sözedilemez. Öte yandan, adı geçen davalı adi kefil olup, BK. 486. (TBK 585)maddesine göre de hakkında takip yapılmaz "kefalet akdinden sonra borçlunun iflas etmesi veya hakkında takibat icra olunup da alacaklının hatası olmaksızın semeresiz kalması yahut borçlu aleyhinde Türkiye'de takibat icrasının imkansız hale gelmesi" koşuluna bağlanmıştır. Davada bu koşullar gerçekleşmediğine göre sözü edilen madde hükmü uyarınca da adi kefil olan davalı ... hakkında doğrudan dava açılması olanaksızdır. Mahkemece, davalı adi kefil ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün adı geçen davalı yönünden bozulması gerekmiştir.