23. Hukuk Dairesi
23. Hukuk Dairesi 2015/5853 E. , 2018/8 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili müvekkilinin davadışı ... ile müşterek malik oldukları taşınmaz üzerinde arsa payı karşılığı inşaat yapmak üzere davalı şirket ile sözleşme imzalandığını, yüklenici şirket yetkilisi... taşınmaz tapularının devredildiğini, süre tamamlandığı halde sözleşme gereğinin henüz yerine getirilmediğini, inşaatta eksiklikler bulunduğunu, şirket yetkilisi ...'nın yükleniciye düşecek dairelerden 14 ve 15 no'lu bağımsız bölümleri kardeşi ...'ya muvazaalı olarak devrettiğini, bu satışta davalı ...'in iyiniyetli olmadığını iddia ederek 14 ve 15 no'lu tapuların satışına nama ifaya izin kapsamında izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...; yüklenici şirkette sigortalı personel olduğunu, taşınmazları bedelini ödeyerek satın aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davalı ...'e yapılan satışlarda muvazaa olgusunun isbat edilemediği, davalı şirketten de tazminat talep edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava; nama ifaya izin kapsamında satışının izin verilmesi talep edilen taşınmazların iyiniyetli olmayan 3. bir kişiye devredildiği iddiasıyla tapu iptali ve nama ifaya izin talebine ilişkindir. Mahkemece muvazaa iddiası yerinde görülmemiş ise de davalı ...'in sözleşmenin tarafı olan şirket yetkilisinin kardeşi olması bizzat yüklenici şirkette sigortalı personel olarak çalışması nazara alındığında mahkemenin bu kabulünü isabetli bulmak mümkün değildir. Bu satışa değer tanınması yüklenicinin edimlerini yerine getirmekten kaçınmasına sözleşmeyi dolanarak izin vermek olur. Halbuki davalı ... tüm aşamalarda yüklenici ile beraberdir ve inşaatın eksik olduğunu bilmektedir. Bu nedenle iyiniyetli olduğundan bahsetmek mümkün değildir. Şirket çalışanının 2 daireyi parasını vererek alması da hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. Bu nedenlerledir ki davalı ...'in iyiniyet iddiası kabule değer bulunmamalıdır. Bu kabulden hareketle dava konusu inşaatta eksiklikler bulunduğu da tesbit edildiğinden mahkemece ...'e intikal ettirilen taşınmazlar sanki yüklenici üzerinde kayıtlıymış gibi tapu iptaline karar verilmeden, inşaattaki eksiklikler tam olarak belirlenip talep edilen nama ifa kapsamında satışına izin ve yetki verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.