2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/9964 E. , 2018/1366 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Mahkemece davacı-davalı erkek ile davalı-davacı kadının açtığı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda: her iki davanın kabulü ile boşanmaya karar verilmiş ve boşanmaya neden olan olaylarda erkek daha ağır kusurlu bulunmuştur.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davacı-davalı erkeğin kusurlu davranışlarından sonra, tarafların biraraya gelerek evlilik birliğini devam ettirdikleri, davalı-davacı kadının, erkeğin bu kusurlu davranışlarını affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığı anlaşılmaktadır. Tarafların bir araya gelmesinden sonra ise davacı-davalı kadının ve davalı-davacı erkeğin boşanmayı gerektirir herhangi bir kusurlu davranışı kanıtlanamamıştır. Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesine göre boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurlu bulunması gerekir. Bu durumda tarafların kusuru kanıtlanamadığından, davacı-davalı erkek ile davalı-davacı kadının açtığı boşanma davalarının reddine karar verilmesi gerekirken kabule karar verilmesi doğru değil ise de; boşanma hususu temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2.Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince; a- Dosyada ki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı erkeğin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. b- Yukarıda 1. bentte belirtildiği üzere davacı-davalı erkek kusursuzdur. O halde, davalı-davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) isteğinin kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. c- Toplanan delillerden; davalı-davacı kadının, emekli ebe olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre davalı-davacı kadının boşanma ile yoksulluğa düşeceğinden söz edilemez. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları kadın lehine oluşmamıştır. O halde, mahkemece davalı- davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddî gerekirken, yazılı şekilde kabulü usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.