12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2016/27758 E. , 2018/929 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1.Taşkın haciz şikayetine ilişkin mahkeme kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İcra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK'nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan mahkeme kararları kesindir. Yargıtay’ca incelenmesi istenen kararın taşkın hacze ilişkin bölümü bu maddelerle tespit edilen kararlar arasına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan taşkın haciz şikayeti yönünden temyiz dilekçesinin (REDDİNE);
2.Diğer şikayetlere ilişkin mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı tarafından şikayetçi donatana... Denizcilik ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine genel haciz yoluyla ilâmsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin ...Denizcilik ve Tic. Ltd. Şti.'ne tebliğ edildiği, şikayetçi donatanın icra mahkemesine başvurusunda; takip talebinde acentası olarak gösterilen kişinin, gerçekte acentesi olmadığını ve buna yapılan ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu, bu nedenle de takibin kesinleşmeyeceğini, fakat takip kesinleşmiş gibi takip dosyasında konulan hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği görülmektedir.
Bilindiği üzere;
TTK'nun 102. maddesi hükmü uyarınca ''Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimseye acenta denir.'' Aynı Kanun'un 105. maddesi gereğince ise; acenta, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili olarak müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Bu hüküm, acentanın, müvekkili adına alacaklı sıfatıyla takip yapmasını ve kendisine karşı da aynı sıfatla takip yapılmasını kapsar. Yabancılar adına acentalık yapanlar hakkında, sözleşmelerde yer alan bu hükme aykırı şartlar geçersizdir.
Mahkemece, takip talebinde şikayetçi donatana izafeten hakkında takip yapılan şirketin, takip konusu borçla ilgili olarak şikayetçinin acentası olup olmadığının, dolayısıyla borçlu şirket adına tebligatı alma yetkisinin bulunup bulunmadığının saptanarak, acentası olmadığının anlaşılması halinde takibin iptaline, tebligatı almaya yetkili olduğunun belirlenmesi durumunda ise, ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı tesbit edildikten sonra varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, icra müdürlüğünce usulsüz tebligat şikayetinin reddine yönelik kararın usul ve yasaya uygun olduğundan ve usulsüz tebligat şikayetinin dava dilekçesinde ileri sürülmediğinden bahisle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.