2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/11025 E. , 2018/2353 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, tedbir nafakası, reddedilen yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Mahkemece, davalı kadının boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, taraflara mahkemece yüklenen ve gerçekleşen kusurlu davranışların yanında davacı erkeğin reddedilen boşanma davasında da belirtildiği üzere eşine fiziksel şiddet uyguladığı, fiili ayrılık döneminde eşini tehdit ettiği, ve birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır. Tarafların gerçekleşen kusurlu eylemleri dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında iki tarafta kusurlu olmakla birlikte, davacı erkeğin daha fazla kusurlu olduğu, gelişen bu olaylar karşısında, evliliğin devamında taraflar bakımından yarar kalmadığı ve Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşullarının gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken, mahkemece davalı kadının boşanmaya sebep olan olaylarda daha fazla kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de; davalı kadının da az da olsa kusurlu bulunduğu anlaşılmakla, boşanma kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan, davalı kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanma hükmünün kusura ilişkin gerekçesinin değiştirilmek sureti ile onanmasına karar verilmesi gerekmiş (HUMK m. 438/son) ve davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Yukarıda 1. bentte belirtildiği üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkek ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın yararına Türk Medeni Kanunu madde 174/1-2 koşulları oluşmuştur. O halde, davalı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi uyarınca uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru bulunmamıştır.
3.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.