2. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2017/7120
- Karar No
- 2018/1866
- Karar Tarihi
- 13.02.2018
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Aile Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
2. Hukuk Dairesi 2017/7120 E. , 2018/1866 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Eşya ve Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından, kadının boşanma, ziynet, çeyiz alacağı davalarının kabulü, kusur belirlemesi ve manevi tazminat ile nafakalar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 21.11.2017 günü temyiz eden davalı-davacı ... ile vekili Av. ... geldiler. Karşı taraf davacı-davalı ... Tuncel ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Tüm dosya kapsamından mahkemece kolluk marifetiyle yaptırılan, ekonomik sosyal durum araştırmasında davacı-davalının ev hanımı olup, çalışmadığı tutanağa bağlanmış ise de, tanık Bekir'in beyanı, davalı-davacı erkek tarafından dosyaya ibraz olunan bir kısım evraklar ile ceza yargılamasına konu olayın soruşturma aşamasında kadının alınan ifadesine ilişkin tutanaktan çalıştığının ve 1.600 TL kazandığının belirtildiği dikkate alındığında, davacı-davalı kadının düzenli ve sürekli gelir getirecek bir işte çalışıp çalışmadığı hususunda dosya kapsamına göre çelişki mevcuttur. Öyleyse bu durumda, davacı-davalı kadının çalışma durumu araştırılarak, kadın lehine Türk Medeni Kanununu 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek gerçekleşecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.