8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/319 E. , 2018/2601 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Olmadığında Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, alacak talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R
Davacı vekili, davalı ile vekil edeni arasında, davaya konu 926 ada 16 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak, 23.3.1989 tarihli zilyetlik devir senedi imzalandığını, satış tarihinde taşınmazın tapu kaydının bulunmadığını, davalıyı bir çok defa ihtar etmesine rağmen, taşınmazın devrine yanaşmadığını açıklayarak, davaya konu 926 ada 16 parsel sayılı taşınmazdaki davalı hissesinin iptali ile vekil edeni adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde, vekil edeninin ödemiş olduğu 5.000.000 TL'nin denkleştirici adalet ilkesi gereği taşınmazın güncel rayiç değerinin davalıdan alınarak, vekil edenine ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, resmi şekilde yapılmayan satış işleminin geçersiz olduğunu, davalının devir bedelini ödemediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “Geçersiz sözleşme gereği tarafların verdiklerini geri isteme hakkı bulunduğundan davacının ödediği satış değerinin dava tarihindeki denkleştirici adalet ilkelerine göre ulaştığı değer üzerinden alınan bilirkişi raporuna göre 15.331,41 TL hesaplanmış ise de talep aşılamayacağından 15.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline” karar verilmesi üzerine; hüküm, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir. Dava, Haricen Satışa Dayalı Tapu İptali ve Tescil, olmaz ise alacak talebine ilişkindir. Mahkemece her ne kadar yazılı şekilde, alacak talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, Mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
Şöyle ki; davacı vekili tarafından, terditli olarak tapu iptali ve tescil, olmaz ise alacak talebinde bulunulmuş olup; Mahkemece, tapu iptali ve tescil istemine yönelik talep hakkında yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın, davaya konu taşınmazın ilk oluşumundan itibaren atlanmaksızın geldi ve gitti kayıtları tedavülleri ile birlikte getirtilerek, taşınmazın, satış tarihindeki niteliği (tapulu olup olmadığı) tam olarak saptanmaksızın, gerekçe içeriğinde ve hüküm kısmında her ne kadar geçersiz sözleşmeye değinilmiş olsa da, bu saptamanın dayanağı açıklanmaksızın ve neticede, hüküm kısmında, tapu iptali ve tescil talebine yönelik olarak olumlu olumsuz bir hüküm kurulmaksızın, doğrudan alacak talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.