2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/16026 E. , 2018/5198 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarı yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kendi davasının reddi, velayet düzenlemesi, nafaka ve tazminatlar ile kendi tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının tüm, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Mahkemece, davalı-karşı davacı erkeğin kusurunun daha ağır olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacı erkeğin kadına "arpan az geldi" diyerek hakaret ettiği, kadının ise güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenen güven sarsıcı davranış vakıasına kadın dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında dayanmamıştır. Bu nedenle bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenmesi mümkün değildir. Davacı-karşı davalı kadının gerçekleşen kusurları dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda erkeğe göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olarak kabulü doğru olmamıştır.
3.Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere davacı-karşı davalı kadın boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda ağır kusurlu olup, bu vakıalar aynı zamanda davalı-karşı davacı erkeğin kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Boşanma sonucu davalı-davacı erkek eşinin maddi desteğinden yoksun kalmıştır. Davalı-davacı erkek yararına TMK m.174/1-2 koşulları oluşmuştur. Mahkemece davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olarak kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru görülmemiştir.
4.Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı-davalı kadın ağır kusurlu olup, ağır kusurlu eş yararına maddi-manevi tazminat (TMK m.174/1-2) ve yoksulluk nafakası (TMK m.175) hükmedilemez. O halde Kadının tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.