Esas No
E. 2017/4962
Karar No
K. 2018/9771
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2017/4962 E.  ,  2018/9771 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R

Davacı alacaklı 01.09.2013 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 30.03.2016 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 6.400,00 TL kira alacağının işlemiş faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçlulara 05.04.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlular 12.04.2016 tarihli itiraz dilekçesinde, taraflar arasında yapılan kira sözleşmesi ile 01.09.2013 tarihinde dava konusu işyerini kiraladıklarını, kiraladıkları tarihten itibaren de kiralarını düzenli olarak ödediklerini, ancak son 5 aydır maddi sıkıntılar nedeniyle kirayı ödeyemediklerini, aleyhlerine yapılan icra takibinde yapmış oldukları ödeme dikkate alınmadan tüm kira bedeli üzerinden icra takibi yapıldığını, borcun 5.400 TL kısmına itiraz ettiğini, ödemeleri elden yaptığı için karşılığında herhangi bir makbuz veya belge bulunmadığını, ancak istendiğinde tanık sunabileceğini, borçlarının kalan kısmını da en kısa zamanda ödeyeceğini ileri sürerek borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmişlerdir. Ödeme emrine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.

Mahkemece, davalı tarafın kira borçlarının ödendiğini ve süresinde kiralananın tahliye edildiğini iddia ettiği, ancak kira borcunun ödendiğini İİK 269/c maddesinde belirtilen belgelerden biri ile ispatlayamadığından davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı kefil ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.

Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.09.2013 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 01.09.2013 tarihli olmakla, 6098 Sayılı TBK.nun yürürlüğe girmesinden sonra imzalanmıştır. Bu nedenle kefaletin şartlarının 6098 Sayılı Yasa hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. TBK.nın kefalet sözleşmesinde şekil şartını düzenleyen 583.maddesi “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” hükmünü içermektedir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin el yazısı ile yazılmış bir ibare bulunmamaktadır. Bu durumda TBK.nın 583.maddesinde belirtilen şekil şartlarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesi geçersiz olduğundan, mahkemece davalı kefil ... hakkındaki davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kefil hakkındaki itirazın kaldırılması davasının kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı kefilin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog