2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/13193 E. , 2018/2971 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, tamamı yönünden, davacı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen nafakalar ve maddi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davanın Türk Medeni Kanununun 166/son madddesi uyarınca kabul edilmesine rağmen hükümde 166/1. maddesi uyarınca kabul edildiğinin yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m.175). Mahkemece davacı kadının yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında, pasta imalat işinde haftalık yevmiye ile çalıştığı anlaşılmakta ise de kadının işine ait gelirini gösterir gerekli evraklar dosya arasına getirtilmemiş, bu işten düzenli ve sürekli gelir elde edip etmediği belirlenmemiştir. O halde mahkemece kadının gelirinin sürekli ve düzenli olup olmadığı, kadını yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı belirlendikten sonra Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşullarının kadın lehine gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile kadın yararına yoksulluk nafakası takdiri doğru görülmemiştir.
3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı kadına yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddesi hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.