2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/17331 E. , 2018/5508 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, katılma yolu ile kusur belirlemesi, maddi tazminat, yoksulluk nafakası yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, tazminatlar, yoksulluk nafakası, vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davacı-karşı davalı erkeğe kusur olarak yüklenilen cinsel birliktelikten kaçınma vakıası ile davalı-karşı davacı kadına kusur olarak yüklenen evliliği benimseyemediği vakıasının ispatlanamadığı, ispat edilemeyen vakıaların taraflara kusur olarak yüklenemeyeceği gerçekleşen diğer vakıalara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin yine de davalı-karşı davacı kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı karşı davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı-karşı davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-karşı davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.