Esas No
E. 2018/2209
Karar No
K. 2018/10610
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2018/2209 E.  ,  2018/10610 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, davaya konu 10 parsel sayılı taşınmazın taraflar adına ½ hisseli olarak kayıtlı olduğunu, davalı tarafın son yedi yıldır, vekil edeninin rızası dışında taşınmazda ticari faaliyette bulunduğunu açıklayarak, davalının, vekil edeninin payı üzerindeki müdahalesinin önlenmesine ve beş yıllık ecrimisil alacağının davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı taraf davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, “Somut olayda taşınmazın kamp alanı ve otopark olarak işletildiği iddia edilmekte ise de gerek yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile taşınmazın fiilen kullanılmadığının tespit edildiği, gerekse Şile Belediye Başkanlığı'nın müzekkere cevabında taşınmazın ticari olarak işletmeye uygun olmadığı hususu dikkate alındığında davalının bizzat ticari faaliyette bulunsa dahi bu durumun intifadan men koşulu için istisna teşkil etmeyeceği, davacı paydaşın ecrimisile konu taşınmazdan yararlanmak isteyip de davalı paydaşın buna karşı koyduğu hususu da ispatlanamadığından davacının elatmanın önlenmesine ilişkin talebinin feragat nedeni ile ecrimisil talebinin ise yukarıda yapılan açıklamalar ışığında esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir” gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin olup, davacı taraf, yargılama sırasında elatmanın önlenmesine ilişkin talebinden feragat etmiştir. Mahkemece her ne kadar yazılı gerekçeler ile, ecrimisil talebi hakkında ret kararı verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 Esas, 2002/114 Karar sayılı ilamı). Somut olaya gelince; dava dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında; “Arazide yapılan incelemede, söz konusu yerin yaz aylarında kamp yeri olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır, taşınmazda yapılan incelemede, arabaların park ettiği platform, wc, duş yerleri, platforma inen stabilize yol, plaja inen merdiven, çadır kurulduğu anlaşılan düzeltilmiş alan bulunmaktadır. Bunlardan, yerin kamp yeri olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Taşınmazda yapılan incelemede, sezon dışı olduğundan dava konusu yerin boş olduğu üzerinde tesis bulunmadığı görülmüştür. Su kuyusu, tuvalet, foseptik çukuru, kafeterya binası, 4 adet bungalov tarzı kulübe, su havuzu tespit edilmiştir. Kamp işletmeciliği yapıldığı anlaşılmaktadır. Taşınmaz üzerinde ekonomik değeri olan bir yapı ya da ağaç yoktur, taşınmaz mevsimlik olarak kamp alanı olarak kullanılmakta olup, kamp alanına girişin ücretli olduğu girişteki tabeladan anlaşılmaktadır, keşif tarihinde boş olduğu görülmüştür” şeklinde tespitlere yer verilmiştir. Bilirkişi raporlarında değinilen tespitler gözönünde bulundurulduğunda, taşınmazın az yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde, intifadan men koşulu gerektiren yerlerden olup olmadığı hususunda duraksama oluşmuş, Mahkeme tarafından ise bu konuda yeterli araştırma yapılmamıştır. Ayrıca her ne kadar, Mahkemece, taşınmazın kamp alanı ve otopark olarak işletildiği iddia edilmekte ise de gerek yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile taşınmazın fiilen kullanılmadığının tespit edildiği, davacı paydaşın ecrimisile konu taşınmazdan yararlanmak isteyip de davalı paydaşın buna karşı koyduğu hususu da ispatlanamadığından bahsedilmiş ise de, bu yöne ilişkin davacı tanıkları dinlenilmemekle, deliller tam olarak toplanmamıştır. Hal böyle olunca Mahkemece yapılması gereken iş; davaya konu yerin nitelik itibariyle, intifadan men koşulu gerektiren yerlerden olup olmadığı hususunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti, intifadan men koşulu gerektiren yerlerden olması halinde davalı tarafa gönderilen ihtarname de göz önünde bulundurularak, iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin eksiksiz toplanması ve ondan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ: Davacı tarafın ecrimisil isteminin reddine ilişkin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, 04.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.