2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/18899 E. , 2018/6406 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, velayet düzenlemesi ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece ortak çocukların 2 yıldır anne yanında kalması, davalı babanın velayet hususunda isteğinin bulunmaması ve kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunduğu gerekçeleri ile hiçbir araştırma yapılmaksızın müşterek çocukların velayeti davacı anneye verilmiş ise de; Velayet düzenlemesi yapılırken; gözönünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "Üstün yararı" (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m. 3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi m.l; TMK m. 339/1. 343/1. 346/1; Çocuk Koruma Kanunu m. 4/b) dır. Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararlan; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumlan gibi durumlan, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6. maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşünün aksine karar verilmesi mümkündür. Mahkemece idrak çağında bulunan ortak çocuk 2007 doğumlu ...’un velayeti konusunda bizzat dinlenerek, görüşlerinin alınması, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi uyarınca, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı niteliğindeki uzman veya uzmanlardan rapor alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, ortak çocukların velayeti hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.