2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/17631 E. , 2018/5897 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Mahkemece "taraflar arasındaki kavgalaşmanın münferit olması sebebiyle karşılıklı fiiller olarak görüldüğü, davalı-karşı davacı kadının cinsel hayat ayrıntılarını ifşa ettiği ve davacı-karşı davalı erkek eşten gizli tasarruf yaptığı" gerekçesiyle davalı-karşı davacı kadının boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı-karşı davalı erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediği ve son olayda tarafların karşılıklı olarak birbirlerine fiziksel şiddet uyguladıkları anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı kadına kusur olarak yüklenen "cinsel hayat ayrıntılarını ifşa etme ve eşinden gizli tasarruf yapma" vakıalarına ilişkin tanık anlatımları, davacı-karşı davalı erkek eşten aktarım ve tanığın tahmini niteliğinde olduğu gibi, "eşinden gizli tasarruf yapma" vakıasına davacı-davalı erkek tarafından dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında usulüne uygun şekilde dayanılmadığından bu vakıaların kadına kusur olarak yüklenmesi mümkün değildir. Tarafların gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin davalı-karşı davacı kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden davalı-karşı davacı kadının ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamıştır.
3.Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı-karşı davalı erkek ağır kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gibi, davalı-karşı davacı kadın boşanmakla en azından eşinin maddi desteğini yitirmiş olup, kadın yararına maddi ve manevi tazminat koşulları oluşmuştur (TMK m.174/1-2) O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m.4, TBK.
51.dikkate alınarak davalı-karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4.Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin davalı-karşı davacı kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m. 175). Mahkemece kadın hakkında kolluk vasıtasıyla yapılan ekonomik durum araştırmasında düzenli geliri ve mal varlığı bulunmadığı belirtildiği halde, alınan sosyal inceleme raporunda bir fabrikada işçi olarak çalıştığı belirlenmiş olup, mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmamıştır. Bu sebeple davalı-karşı davacı kadının usulünce ekonomik ve sosyal durumu araştırılarak, boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi, gerçekleşecek sonucuna göre bu talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle ve hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.