8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2015/15147 E. , 2018/11868 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün dahili davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; davalıların dava konusu taşınmazda kiracıları olduğunu, tahliyeleri için açılan davanın kabulüne ve tahliyelerine karar verildiğini, ancak davalıların bu yere yeniden ekin ektiğini öğrendiğini ve bunun üzerine mahkemeden ihtiyati tedbir kararı aldığını, ancak davalıların bu kararın uygulanmasını engellediğini ve mahsulü götürüp gittiklerini böylece davalıların ihtiyati tedbir kararı ile kendisine verilen mahsulü götürdüğünü belirterek bunun bedeli, yapılan masrafları ve alacağı olduğundan toplam 5.062,40 TL'nin talep tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... beyanında; dava konusu yerin tamamının davacıya ait olmadığını, ...'nin ve eşi olan diğer davalının da taşınmazda yeri olduğunu, davacının kendisine ait olduğunu söylediği yeri eskiden beri ekip biçtiğini, buğday ekimi için masraf yaptığını, örf adet gereği masrafı yapanın hasatın yarısını alacağını, davanın bu esaslara göre ele alınması gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; davanın kabulü ile 5.062,40 TL toplam tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan ve dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, dahili davalı ... tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava; haksız işgal tazminatı alacağına ilişkindir. Dosya kapsamında yapılan incelemede; davacı ve davalılar arasında Asliye Ceza Mahkemesinde görülen hakkı olmayan yere tecavüz suçuna ilişkin birçok dava olduğu görülmüş ve mahkemece keşif yapılmaksızın taraflar arasında görülen ....Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/141 Esas sayılı dosyasında yapılan keşif dikkate alınarak dosya ziraatçı bilirkişiye tevdi edilmiş, ziraatçi bilirkişi dosya üzerinden yaptığı inceleme sonucu rapor ibraz etmiş ve daha sonra bilirkişinin hesapladığı miktar ile davacının gerçek zararının karşılanıp karşılanmadığı, karşılanmıyorsa ne olması gerektiği hususunda ek rapor aldırılmış, bilirkişi ek raporunda dava dilekçesinde belirtilen masraflar ve daha önce aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda hesaplamalar dikkate alınırsa ecrimisilin 5.062,40 TL olduğunu hesaplamış ancak rapor kapsamında davacının talep edebileceği ecrimisil hesabının yapılabilmesi için hangi parseller için hangi yıllara ait ecrimisil hesabı yapılması isteğinin bildirilmesini talep etmiş ve bu konularla ilgili kesin bilgi olmadığını belirtmiştir. Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir. Mahkemece; mahallinde keşif yapılmadan, taraflar arasındaki asliye ceza mahkemesindeki hakkı olmayan yere tecavüz suçundan yapılan yargılamadaki keşif dikkate alınarak dosya üzerinden ... bilirkişisine inceleme yaptırılarak alınan bu rapora göre hüküm kurulması yerinde olmamıştır. Davacı ve davalılar arasında uyuşmazlığa konu 488 ada 7 parselin daha sonra 488 ada 20, 21, 22 ve 23 parsel olarak ifraz olunduğu, buna göre 20 ve 23 parselin davacı adına, 21 parselin ... adına, 22 parselin ise davalılardan ... adına yargılamanın devamı sırasında hükmen tescil ve ifrazlarına karar verildiği anlaşılmakla, davalıların müdahalesinin davacının taşınmazlarına mı yoksa davalı ... ya da dava dışı ... taşınmazına mı ilişkin olduğu mahallinde tespit edilememiş, taşınmazlar başında keşif yapılarak çekişmeye konu taşınmazların tamamının ecrimisil istenen tarihlerde davalıların tasarrufunda bulunup bulunmadığı belirlenmiş değildir. Hâl böyle olunca, dava konusu taşınmazlar başında konusunda uzman bilirkişilerle birlikte keşif yapılarak, davalıların müdahalesinin hangi taşınmazlara yönelik olduğu, davaya konu taşınmazların, ecrimisil talep edilen tarihlerde davalıların kullanımında olup olmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmesi teknik bilirkişilerden bu doğrultuda denetime elverişli ve bilimsel verilere uygun rapor alınması, davacının tanık deliline de dayandığı dikkate alınarak tanıklarının taşınmaz başında dinlenmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dahili davalı ...’ın temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün, 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
30.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.