11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2016/11350 E. , 2018/3267 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/03/2016 tarih ve 2015/1337-2016/393 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankanın ... Şubesi’nden 26/05/2011 ile 22/05/2013 tarihleri arasında tarımsal kredi kullandığını, davacıdan masraf, BSMV, ipotek fek ücreti, kredi komisyon bedeli (dosya masrafı) işlem, serbest masrafı adı altında toplam 3.580,55 TL kesinti yapıldığını, bu kesintilerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.580,55 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yaptığı kesintilerin yasal olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının taksitli ticari kredi kullandığı, davalı bankanın davacıya 20/05/2011 tarihinde 125.000,00 TL taksitli ticari kredi kullandırdığı, taraflar arasında imzalanan işbu kredi sözleşmesine binaen davalı banka tarafından çeşitli isimler altında 3620,55 TL tahsil edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin tip sözleşme olduğu, davacı yan aleyhine konulan ve muhtelif masraflar, erken kapama komisyonu ücreti ve ipotek fek ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği, bu yazılmamış sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının genel işlem şartına açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.580,55 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacının kullanmış olduğu tarımsal kredi sözleşmesi kapsamında masraf, ipotek fek ücreti ve kredi komisyonu adı altında yapılan tahsilatın istirdadı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 26.05.2011 tarihli kredi sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesi uyarınca "Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunnu hükümlerine tabidir." Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekirken anılan husus nazara nazara alınmaksızın, sözleşmenin tip sözleşme niteliği taşıdığı, davacı aleyhine konan kayıtların yazılmamış sayılması, bu kalemlerin genel işlem şartlarına aykırı kabul edilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Bu durum karşısında, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda, alınan masraf, komisyon ve ücretlerin diğer bankalardan sorularak davacıdan talep edilebilecek ortalama miktar bu hususta mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor veya yeni bir heyetten rapor alınarak, alınan masraflar konusunda 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 144. maddesinin vermiş olduğu yetkiye istinaden, Bakanlar Kurulunun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının çıkarmış olduğu 09.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle belirlenerek bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, ilan ve yayın yapılmamışsa emsal banka uygulamaları araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/05/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY Sorun, davalı bankanın, Merkez Bankasının Tebliği uyarınca ilanını ve yayınını yaptığı masraf vb. ücretlerin genel işlem koşulu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Sözleşmelerde pazarlık sonucu oluşan ücret (faiz) dışında tüm masraf vb. ücretler, sözleşmenin ileride çok sayıda benzer sözleşmede kullanmak amacıyla önceden, tek başına hazırlanarak karşı tarafa sunulması durumunda genel işlem koşuludur (TBK.m.20/1). Bu durum karşısında, Merkez Bankasının tebliği uyarınca davalı banka tarafından ilan edilen ve internet sitesinde yayınlanan ve faiz dışında kalan masraf ve benzeri ücretler genel işlem koşulu ve denetimine tabidir. Bunların Merkez Bankası tebliği uyarınca ilanı ve yayımlanması genel işlem koşulu olmamaları sonucu doğurmaz. Bu nedenle Merkez Bankası tebliği uyarınca ilanı ve yayımı yapılan masraf vs. ücretlerin genel işlem koşulları bakımından yürürlük (kapsam), yorum ve içerik denetimine tabi tutulması gerekir. Bu nedenle Merkez Bankası tebliği uyarınca ilan edilen ve yayınlanan masraf vb ücretlerin, genel işlem koşulu denetimine tabi olmaksızın doğrudan uygulanacağına ilişkin çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.