8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2016/16708 E. , 2018/12292 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... Olgungöz vekili ile duruşma talepsiz olarak davalı ... vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.05.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden ...vekili Avukat ... ve ... vekili Avukat ... geldiler. Karşı taraftan davacılar vekili ... Balantekin geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacılar vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu olan 5630 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın vekil edenleri tarafından yapıldığını açıklayarak, söz konusu binanın mülkiyetinin vekil edenlerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... ve davalı ... Altıngöz vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir.
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.)
Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaza ilişkin olarak ...
6.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/598 Esas sayılı dosyası ile açılan ortaklığın giderilmesi davasında, mahkemesince 13/12/2011 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 28/05/2012 tarihli ve 2012/5440 Esas, 2012/6391 Karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verildiği, ... Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/1248 Esas sayılı dosyasında yeniden yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile 5630 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği, kararın derecattan geçerek 23/09/2015 tarihinden kesinleştiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, eldeki dava açısından hukuki yarar, yargılama sırasında ortadan kalktığından, Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir iken, davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.