9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2015/16003 E. , 2018/8859 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı/karşıdavalı vekili asıl davada, müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde Ocak 2006 tarihinde güvenlik elemanı olarak işe başladığını, ücretlerinin ödenmemesi, sigorta primlerinin düşük ücretle gösterildiğini ve işverenin baskısı nedeni ile 18.04.2012 tarihinde de işten ayrılmak zorunda kaldığını, son olarak 1.000,00 TL ücret aldığından 01.01.2011-01.04.2012 arasında toplam 16.000.00.TL ücret hak etmesine rağmen bu tarihler arasında toplam 10.485,00.TL ücret aldığını, ayrıca Nisan 2012' den 18 günlük ücret alacağı ile birlikte toplam 6.115,00.TL ücret alacağı bulunduğunu, 18.00-09.00/10.00 saatleri arasında haftada 6 gün günde 13/14 saat resmi ve dini bayram günleri dahil çalıştığını ancak karşılığının ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini; karşı davanın ise reddini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı/karşı davacı vekili, davacının 20.01.2006 tarihinde gece bekçisi olarak çalışmaya başladığını, 06.04.2012 tarihinden itibaren işe gelmediğini, bu durumun tutanaklarla tespit edildiğini, en son 10.04.2012 tarihinde tutulan tutanaktan sonra istifa söz konusu olduğundan 11.04.2012 tarihinde haklı olarak SGK çıkışının verildiğini, davacının habersiz olarak işi bırakarak sözleşmesini feshettiğini ve feshin haksız olduğunu, 1.000.00 TL ücret beyanının doğru olmadığını, 08.11.2010 tarihinden 2011 yılı Şubat ayı sonuna kadar ayağındaki kırık nedeniyle istirahatli olup bu dönemde çalışma yapmadığını ve iş göremezlik ödeneğini SGK'dan aldığını, davalı Şirkete yönelik ... C.B.S. yürütülen soruşturma kapsamında şirketin tüm ortakları, yetkilileri, müdürleri avukatı ve bir kısım personelinin tutuklandığını, bu süreçte yaklaşık 200 personelin iş bıraktığını, bu dönemde maaş ödemelerinde gecikme yaşandığını ancak hak edilen ücreti nihayetinde aldığını, el koyma sonucu banka hesapları kullanılamadığı için işçilere maaşın elden ve banka karşılığında verildiğini, ayda 15 gün 21.00-09.00 arasında çalıştığını, ve haftalık 45 saati aşan çalışmasının bulunmadığını, dini bayramlarda çalışmasının olduğun ancak karşılığının ödendiğini savunarak davanın reddini; karşı davada ise davacının ihbar önellerine uymaksızın haksız olarak işyerini terk ettiği iddiasıyla ihbar tazminatını talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak
İş Kanununun 24/II-e maddesine göre; ücret ve ücret kapsamındaki alacakların ödenmemesi, geç ödenmesi ve eksik ödenmesi kuruma eksik bildirilmesi gibi hususların işçi yönünden haklı fesih nedeni olduğu, davacı/karşı davalının talebinde sigorta primlerinin düşük bildirildiğini, sigorta ücretlerinin ödenmediğini iddia ettiği, işten ayrılış bildiriminde nedenin istifa olarak gösterildiği, ancak bunu doğrulayan bir yazılı beyanının bulunmadığı ayrıca usulüne uygun şekilde işe gelmediğine ilişkin devamsızlık tutanaklarının bulunmadığının anlaşıldığı, davacı karşı davalının iş sözleşmesini eylemli olarak sona erdirdiği bu nedenle kıdem tazminatına hak kazandığı, ihbar tazminatına hak kazanmadığı sonucuna varıldığı, yapılan ücret araştırması, bordro örnekleri ve tanık beyanlarına göre davacı/karşı davalının fesih tarihindeki ücretinin aylık net 1.000.00.TL olduğunun anlaşıldığı, işyeri kayıtlarına göre davacının 30 gün izin hakkı olduğu, ücretinin ödendiğine ilişkin imzalı beyanının ve yazılı belgenin sunulamadığı anlaşılmakla ücretli izin hakkının bulunduğu, dinlenen tanık beyanlarına göre işyerinde fazla mesai ve milli bayram-genel tatillerde çalışıldığının anlaşıldığı, davalı/karşı davacı işveren tarafından talep konusu bu alacakların ödendiğine ilişkin işçinin imzasının bulunduğu bir belge ve yazılı delil sunulamadığından bu alacaklara hak kazandığının anlaşıldığı, 13.02.2014 ve 02.08.2014 tarihli raporlarla davacının talep edebileceği ücret ve alacaklar tespit edildiği yapılan ücret tespitine göre bilirkişi raporunda birinci seçenekteki hesaplamanın dikkate alındığı, karşı dava yönünden yapılan değerlendirmeye göre de; iş sözleşmesinin bildirim önellerine uymaksızın eylemli olarak feshedildiği, her ne kadar fesih haklı nedene dayansa da işverene usulünce bildirimde bulunması gerektiği anlaşılmakla davacı-karşı davalının ihbar tazminatından sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen, karşı davanın ise tamamen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz: Kararı davalı/karşı davacı Şirket vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe:
1.Davalı/karşı davacı Şirketçe temyiz talebinde bulunulurken şirketin malvarlığına el konulduğu belirtilerek adli yardım talebinde bulunulmuş ve temyiz harcı yatırılmamıştır. Adli yardım isteminin temyiz aşamasında ileri sürülmesine hukuken bir engel bulunmadığı gibi 6100 sayılı HMK.'nun 336/II. maddesinde açıkça mümkün hale getirildiği ve dosyaya sunulan belgelerden Şirket ve yetkilisinin mal varlıklarına el konulduğu, ödeme güçlüğü içerisine düştükleri anlaşıldığından, Mahkemeye ulaşım hakkının sağlanması için temyizle ilgili adli yardım talebi kabullüne karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde;
2.Davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi karşısında karşı tarafın ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olamaz ise de; davacı temyizi olmadığından aksi yöndeki karşı dava kabulü bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Taraflar arasında davacının aylık ücret miktarı uyuşmazlık konusudur.
Gerekçe - hüküm çelişkisi 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir. Bu husus 6100 sayılı HMK. nun 298/2. maddesinde de “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” şeklinde özellikle düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, hükme dayanak bilirkişi raporunda ücret miktarı iddia ve savunmaya göre seçenekli olarak belirlenip hesaplanmıştır.
Mahkemece karar gerekçesinde davacının son aylık ücretinin 1.000,00 TL. net olduğunun kabul edilmesine rağmen hüküm fıkrasında asgari ücrete göre yapılan hesaplama seçeneğinin esas alındığı ve gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulduğu anlaşıldığından kararın salt bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Ayrıca, yukarıdaki bozma nedenine göre yeniden verilecek kararda davalı yararına oluşan usulü müktesap hakkın gözetilmesi gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 17.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.