9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2017/5862 E. , 2018/9726 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 1982 yılında ...Genel Müdürlüğü'nde inşaat ustası olarak çalışmaya başladığını, 1985 yılında ...Genel Müdürlüğü'nün lağvedilmedilmesi sonucu tüm hak ve alacakları ile birlikte ... Genel Müdürlüğü'ne devrerdildiğini, mülga...Müdürlüğü'nde 2005 yılına dek kesintisiz çalıştığını, 2005 yılında ... Genel Müdürlüğü'nün lağvedilmesi üzerine tüm hak ve alacakları ile birlikte ... İl Özel İdaresine devredildiğini, 2011 yılına dek ... İl Özel İdaresi'nde kesintisiz çalıştığını, 2011 yılında tüm hak ve alacakları ile birlikte davalı ...'nün ...
14.Bölge Müdürlüğü'ne devredildiğini, iş aktinin 15/01/2013 tarihinde emeklilik nedeni ile sona erdiğini, davacının tüm çalışma süresi boyunca iş yerindeki ...'lerinin tarafı olan Türkiye Yol İş Sendikası'na üye olduğunu, 2001 yılına dek işi mevsimlik olmamasına, yaptığı iş sürekli iş olmasına rağmen işçi statüsünde çalıştırıldığını, ilgili kurumca belirli süreli imiş gibi gösterildiğini, esaslı bir neden olmamasına rağmen zincirleme belirli süreli iş akti imzalatıldığını, dolayısı ile 2001 yılına dek belirsiz süreli iş akti ile çalıştığının kabulü gerektiğini, haketmesine rağmen yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, 2001 yılından itibaren daimi kadrolu işçi olarak devam ettiğini ama daimi işçi olarak çalıştırılmaya başladığında ilgili kurumun 2001 yılından önceki çalışma süresini kıdemden saymadığını, sanki yeni çalışmaya başlamış düz işçi pozisyonunda değerlendirerek başlangıç derece ve kademesinde çalıştırmaya devam ettiğini, oysa davacının fiilen yaptığı işin inşaat ustalığı olduğunu ve kurumun bu işleminin ...'lerine de aykırı olduğunu, ... Genel Müdürlüğü'nde çalışırken her yıl en az 90 gün çalışan ama belirsiz süreli iş akti devam eden davacının 2001 yılında daimi kadroya alınır iken fiilen yaptığı işi gösteren pozisyonun ve 2001 yılına dek çalıştığı ayrı ayrı her yılın göz önünde bulundurularak uygun kademe ve derecede çalıştırılmaya devam edilmesi gerektiğini, davalının aksi yöndeki uygulamasının ...'nin "Mazeretinden dolayı iş sözleşmesi devam etmekle beraber işyerinden ayrı kalan işçinin kademe ilerlemesi yapılabilmesi için yukardaki şartlara ilaveten o yıl içinde tatiller dahil bulunduğu kademe terfi tarihinden geriye doğru toplam 90 gün çalışması gerekir" şeklindeki maddesine açıkça aykırı olduğunu, davacının çalıştığı tüm kurumların, davacının ilk çalışmaya başladığı tarihten daimi kadroya geçirildiği tarihe dek geçen çalışma sürelerini ve tüm çalışma süresi boyunca fiilen yaptığı işlere uygun son pozisyonu dikkate alınarak, çalıştığı dönemlerde yürürlükte olan ...'lerine göre kademe ve derecelerinin belirlenmesi, davacıya bu kademe ve dereceler üzerinden ücret ve sosyal haklarını ödemesi gerekirken, ücret ve sosyal haklarının iş akti sona erene dek eksik ödendiğini, ...
2.İş Mahkemesi'nin 2012/891 Esas sayılı davasında davacı işçinin geçici mevsimlik iş sözleşmesi ile daimi işçi statüsüne geçtiği 2001 yılına kadar yaptığı bir çok zincirleme iş sözleşmeleri olup burdan da anlaşılacağı üzere iş aktinin başlangıçtan beri belirsiz süreli olduğunun tespit edildiğini ve davacının geçici mevsimlik işçi olarak geçen sürelerinin kıdeme dahil edilmemesi, kademe ve derece hesabında bu sürenin gözetilmemesi dolayısı ile düşük derece ve kademe üzerinden ücret ve sosyal haklarının ödenmesi nedeni ile davanın kabulüne karar verildiğini, bu kararın uygulanmasına ... İl Özel İdaresine uygulanan TÜHİS ve Türkiye Yol İş Sendikası arasındaki 01/03/2013 yürürlük tarihli ...'nin geçici 2. maddesinde bu kararın uygulanmasının kararlaştırıldığını, davacının bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ilave tediye, ikramiye, yemek bedeli, sosyal yardım, yolluk ve seyyar görev tazminatı, ağır hizmet, tehlike, sorumluluk primi, yıpranma ödeneği farkları alacaklarını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı idarenin davacıyı yasa gereği İl İdare Kurulunun kararı ile zorunlu olarak kadroya alındığını, önceki çalışmalarından sorumlu tutulamayacaklarını, bahsedilen emsal kararın İl Özel İdaresi ile ilgili olduğunu, yine 15. Dönem ...'in davacı emekli olduktan sonra yürürlüğe girdiğini, geçici 3. maddede geriye doğru fark ödemesi yapılamayacağının düzenlendiğini, ...'in her bir yıl için bir kademe, her iki yıl için bir derece ilerleme öngörüldüğünü, ancak davacının kadroya alınmadan önceki çalışmalarının hiçbir zaman 1 vaya 2 yılı bulunmadığını, davacının kendi dönemlerinde hak ettiği tüm haklarının ödendiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının, davalı ... Müdürlüğüne Devredilen ... Genel Müdürlüğünde 1982 yılında inşaat ustası ve mevsimlik işçi olarak çalışmaya başladığı, davacıya ait ... hizmet cetveli ve dosya kapsamı karşılaştırılarak incelendiğinde davacının mevsimlik işçi olarak çalışmasının 18 yıl 4 ay 19 gün sürdüğü, 02.02.2001 tarihinden itibaren ise işyerinde kadrolu işçi olarak çalışmaya devam ettiği, bu çalışması da emekli olduğu 15.01.2013 tarihine kadar devam ettiği, davacının işyerinde yürürlükte bulunan ...'in tarafı olan Yol İş Sendikası üyesi olduğu, 01.03.1999-28.02.2001 tarihlerini kapsayan, işyerinde uygulanan ...'in 106. maddesine göre işçilerin, bulunduğu kademede en az bir yıl çalışmak kaydıyla bir kademe ilerlemesi, 107. maddesinde ise 2 yıl çalışmak kaydıyla 1 derece ilerlemesi yapılacağı ön görüldüğü, meselenin davacının, mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönemlerin bu derece ve kademe ilerlemesinde değerlendirmeye tabi tutulup, tutulmayacağı konusunda oluştuğu, davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönemde iş akidlerinin her sene yenilendiği, her yıl 250 günden 342 güne varan çalışmaları olduğu, belirli süreli iş sözleşmesinin zincirlemeli olarak esaslı bir neden olmaksızın yapılamayacağı 4857 sayılı yasanın 11/2. maddesinde belirtildiği, hal böyle olunca davacının sürekli yenilenen sözleşmelerinin başından beri belirsiz süreli olduğunun kabulü gerektiği, dolayısıyla mevsimlik işçi olarak geçen sürelerin ...'in 106 ve 107. maddeleri uygulamalarında kademe ilerlemesine dahil edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, davacının en son görev durumu ve yıllara göre derece, kademelerini ve aldığı yevmiyelerini gösterir işyeri kayıtlarının celbedildiği, bilirkişi ...'dan 05.01.2015 tarihli rapor alındığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığı 18 yıl 4 ay 19 gün sürenin derece ve kademeleri ile ilgili intibaklara eklenmesi uygun bulunduğundan aşağıda açıklanan işçilik alacaklarının eksik ödendiği tespit edildiği, dosyada mübrez hizmet döküm cetvelinden davacının daimi kadroya geçmeden önce mevsimlik işçi statüsünde iken 1999 yılında 342 gün çalıştığı anlaşılmakta olup, 11 ayı aşan çalışması bulunanların yıllık izne hak kazandığı Yüksek Yargıtayın yerleşik içtihatlarıyla sabit olduğu, ...'in 35. maddesi hükümleri de dikkate alınarak davacının 22 günlük yıllık izne hak kazandığı belirlenmiş, kullandırıldığı ya da karşılığının ödendiği davalı tarafça ispatlanamadığı, davacıya ait işyeri kayıtları içinde 15.04.2012-31.12.2012 tarihleri arasında yapılan yolluk ve seyyar görev tazminatı ödemelerinin de yukarıda açıklanan sebeplerle intibakı hatalı yapıldığından eksik olduğu, dolayısıyla davacının bordrolarda gösterilen ücreti ve olması gereken ücret oranlanarak ödenmesi gereken yolluk ve seyyar görev tazminatlarının tespit edilmesi, ödemelerin bundan mahsup edilerek bakiyesine hükmedilmesi gerektiği, mübrez ...'in 78. maddesinde yıpranma primi ödeneği düzenlenmiş olup, senelik izin, ücretsiz izin ve raporlu günlerde ödenmemek, müktesep hak sayılmamak ve başkaca ödemeyi etkilememek kaydıyla bu maddede sayılan pozisyonlarda çalışan işçilere çıplak yevmilerinin % 20'si, diğer işçilere ise % 15 oranında yıpranma ödeneği ödeneceği özetle düzenlendiği, dosya kapsamından davacının da bu haktan yararlandığı anlaşılmakta olup, ancak davacının 07.02.2011-26.02.2011 tarihleri arasında 17 gün, 04.04.2011-10.05.2011 tarihleri arasında 30 gün, 21.06.2011-02.07.2011 tarihleri arasında 10 gün, 31.08.2009-12.09.2009 tarihleri arasında 11 gün, 12.09.2011-01.10.2011 tarihleri arasında 17 gün, 24.11.2011-25.11.2011 tarihleri arasında 1 gün, 25.11.2011-30.12.2011 tarihleri arasında 30 gün, 16.07.2012-06.08.2012 tarihleri arasında 18 gün yıllık izin kullanmış olup, 13.09.2012-15.09.2012 tarihleri arasında 2 gün, 17.12.2012-19.12.2012 tarihleri arasında 2 2ün, 09.06.2010-06.07.2010 tarihleri arasında 27 gün istirahat rapor aldığı da dikkate alındığında ...'teki bu düzenleme gereğince hesaptan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği, bu çerçevede yıpranma primi talepleri yerinde bulunduğu, bilirkişi...'nın 05.01.2015 tarihli raporundaki 194,84 TL brüt yolluk seyyar görev tazminatı farkı, 2.215,18 TL brüt yıllık izin ücreti farkı alacağı hesaplarının dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu, aynı raporda 18.734,36 TL brüt ücret farkı, 2.822,69 TL brüt ilave tediye farkı, 3.227,70 TL brüt ikramiye farkı hesaplanmış ise de davacı taraf yargılamanın devamı sırasında talebini ıslah yolu ile arttırdığı, davalı taraf da, zamanaşımı savunması dermeyan etmiştir. Islah 13.02.2015 tarihinde yapıldığı, ücret ve geniş anlamda ücret kapsamında kalan ücret farkı, ilave tediye farkı ve ikramiye farkı 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, hal böyle olunca 13.02.2010 tarihinden sonraki ücret farkı, ilave tediye farkı, ikramiye farkı ücretleri hesaplanacak ve zamanaşımından etkilenmeyen ilk tutarlar ilave edilerek davacının talep edebileceği ücret farkı, ilave tediye farkı, ikramiye farkı ücreti miktarları belirleneceği, buna göre 13.02.2010 tarihinden dava tarihine kadar olan ücret farkı miktarı hesaplandığında 14.931,39 TL'lik tutara, ilave tediye farkı hesaplandığında 2.188,00 TL'lik tutara, ikramiye farkı hesaplandığında 2.505,00 TL'lik tutara ulaşıldığı, söz konusu miktarlara dava dilekçesindeki ve zamanaşımından etkilenmeyen ilk talepler eklendiğinde davacının 14.981,39 TL brüt ücret farkı, 2.213,00 TL brüt ilave tediye ücreti farkı, 2.525,00 TL brüt ikramiye ücreti farkı ortaya çıkmakta olup, bahse konu taleplerin bu çerçevede kısmen kabulü gerektiği, aynı raporda % 20 yıpranma prim farkı olarak 3.746,87 TL yıpranma prim farkı hesabı yapıldığı görüldüğü, bu işçilik alacağı da geniş anlamda ücret kapsamında olduğundan 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, ayrıca söz konusu yıpranma prim farkı tutarı davacıya ödenmesi gereken ücret farkı tutarlarının % 20'sine tekabül ettiği, öncelikle bilirkişi ...'nın 05.01.2015 tarihli raporundaki ücret farkı hesap bölümünde yer alan 13.02.2010 tarihinden fesih tarihine kadar olan ücret farklarının hesaplanacağı, yukarıda da belirtildiği üzere 14.931,39 TL olduğu, söz konusu miktarın % 20'si yıpranma primini oluşturduğundan bu orana tekabül eden tutar da 2.986,28 TL olduğu, ancak bu tutarın içinde ilgili döneme rastlayan davacının izinli ve istirahatli olduğu süreler de bulunduğu, hal böyle olunca 2.986,28 TL'lik yıpranma primi farkından hakkaniyete uygun taktiren % 30 oranında hakkaniyet indimi yapılması uygun bulunmuş olup, bu indirim de yapıldığında 2.090,40 TL'lik yıpranma primi tutarına ulaşıldığı, elde edilen bu miktara zamanaşımından etkilenmeyen 50,00 TL'lik ilk talep eklendiğinde davacının 2.140,40 TL brüt yıpranma primi farkı alacağına hükmedilmesi gerektiği, her ne kadar hafta tatili ücreti farkı, yemek bedeli farkı, sosyal yardım farkı, fazla mesai ücreti, ağır hizmet tehlike sorumluluk prim farkı alacağı da talep edilmiş ise de, davacının hafta tatili günlerinde çalıştığına ve fazla mesai yaptığına dair herhangi bir veriye rastlanmadığı gibi yemek bedelinin ...'in 106. maddesinde, sosyal yardım farkı bedelinin ...'in 109. maddesinde sabit bir miktar olarak belirlendiği, bu nedenle davacının kıdeminin bir etkisinin bulunmadığı görülmüş, davacının mevcut bordrolarında ağır hizmet tehlike sorumluluk primi adı altında herhangi bir ödeme almadığı gibi ...'in 101. maddesine göre bu ödemenin sabit bir miktar olarak belirlendiği ve davacının kıdeminin artmasının sonuca etkisinin olmadığı anlaşılmış, bahse konu bu taleplerin reddi cihetine gidilerek, davanın kısmen kabulü kısmen reddi yolunda hüküm kurulduğu gerekçesi ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yemek bedeli, sosyal yardım, ağır hizmet, tehlike, sorumluluk primi taleplerinin reddine, diğer taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz: Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Somut uyuşmazlıkta, ikramiye ve ilave tediye alacakları için dava dilekçesinde ayrıştırma yapılmaksızın toplamda 50 TL talep edilmiştir. Mahkeme kararında bu iki alacak kaleminin her biri için dava dilekçesinde 50'şer TL istenmiş gibi hüküm kurulması hatalıdır. 50 TL bu iki alacak kalemi arasında davacı vekili tarafından ayrıştırılmadığı için dava dilekçesindeki bu 50 TL'nın ikramiye ve ilave tediye alacakları arasında 25'er TL olarak eşit bölüştürüldüğü kabul edilerek hüküm buna göre kurulmalıdır.
3.Toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara toplu iş sözleşmesindeki ödeme tarihlerinden itibaren en yüksek işletme kredisi faizi yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır. Ayrıca, bu konuda hükmün infazda tereddüt yaratmayacak şekilde tarihsel bakımdan açık da olması gerektiği de göz önüne alınmalıdır.
4.Islaha karşı zamanaşımı bakımından, dava kısmi eda külli tespit talepli belirsiz alacak davası olarak açılmış, sadece bilirkişi raporuna karşı zamanaşımı savunması mevcut ise de fiziki dosyada veya Uyap'ta ıslaha karşı zamanaşımı savunmasına rastlanmamıştır. Bu nedenle, ıslaha karşı zamanaşımının bir kısım alacaklara uygulanması hatalıdır. Artırılan miktarlara zamanaşımı uygulanmamalıdır.
5.Dava dilekçesinde, sadece alacaklarının ödetilmesi talebinde değil aynı zamanda pozisyon, derece ve kademeye ilişkin intibaklarının yapılması gerekliliğinin, pozisyon, derece ve kademelerinin tespiti taleplerinde de bulunmuştur. Bu talepleri hakkında olumlu olumsuz karar verilmemesi HMK.nın 297. maddesine aykırıdır. F)SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.