8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/9304 E. , 2018/12824 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili; 18/11/2014 tarihinde borçlunun uzun yıllardır faaliyet gösterdiği adreste haciz yapıldığını, 3.kişi ile borçlu arasında örtülü şekilde gerçekleştirilen işyeri devri muvazaalı olup menkullerin borçluya ait olduğunu açıklayarak davanın kabulü ile 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı 3.kişi vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı borçlu, şube konumundaki işyerini bir takım nedenlerden dolayı kapattığını, kapatma sırasında lastiklerinin bir kısmını yeni işyeri açan 3.kişiye bedeli karşılığı sattığını, mal kaçırma amacının olmadığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; borçlunun Esnaf Odasında kayıtlı olan adresinde haciz işlemi yapıldığı, haciz tutanağı ve dosyaya ibraz edilen fotoğraflar değerlendirildiğinde işletmenin aynı isim altında işletildiği, işletmeyi devraldığı belirtilen 3.kişinin, borçlunun ortağı- çalışanı olan ...'un eşi olması, haciz mahallinde borçluya ait evrakların bulunması, borcun doğumundan sonra yapılan işyeri kapama ve açma bildirimlerinin bulunuşu, borçlu ile üçüncü kişi arasındaki işyeri devrinin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı 3. kişi vekili ve davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı alacaklı vekilinin tazminat istemine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı alacaklı tarafından, tazminat talebinde bulunulmuş olmakla birlikte bu taleple ilgili olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir. Oysa, HMK'nun 297. maddesinde, h ükmün hangi hususları kapsayacağı sayılmış olup, anılan maddenin 2. fıkrasında, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu itibarla, davacı alacaklının tazminata ilişkin talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.