Esas No
E. 2015/42385
Karar No
K. 2018/5687
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

13. Hukuk Dairesi

E. 2015/42385 K. 2018/5687 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/42385, K. 2018/5687, T. 10.05.2018
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/42385
Karar No
2018/5687
Karar Tarihi
10.05.2018
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

13. Hukuk Dairesi         2015/42385 E.  ,  2018/5687 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıya kredi çekmesi için evini ipotek verdiğini, ancak davalının çektiği bireysel krediyi ödememesi nedeniyle evinin satıldığını, davalının söz konusu borca karşılık kendisine bono verdiğini, bonoya dayanarak davalı aleyhinde icra takibi başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dava, taraflar arasındaki borç ilişkisi kapsamında davalıya verilen bono nedeniyle başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Taraflar arasındaki temel ilişki davalının bireysel kredi çekmek için davacının evini ipotek vermesi ve davalının bireysel krediyi ödememesi nedeniyle davacının evinin satılmasından kaynaklanan borç ilişkisi olup, uyuşmazlık bonodan değil, şahsi alacak ve borç ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre taraflar tacir olmadığı gibi taraflar arasındaki sözleşme de ticari borç sözleşmesi değildir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK'nın 5. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.” hükmü yer almaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/3. Maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Anılan yasa hükümleri gereği, davaya bakmaya görevli mahkeme genel mahkemelerdir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her safhasında ve re'sen nazara alınmalıdır. Hal böyle olunca, mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesi olarak karar verilmesi gerekirken Ticaret Mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2.Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.5 K6102 md.5/3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog