Esas No
E. 2018/8931
Karar No
K. 2018/13003
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2018/8931 E.  ,  2018/13003 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : El Atmanın Önlenmesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı, 184 ada 12 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazının bitişiğinde davalının maliki olduğu 184 ada 4639 parsel sayılı taşınmazın bulunduğunu, davalının, taşınmazına, meskeninden balkon çıkarma ve duvar örmek suretiyle 92,76 m2 lik bir alana tecavüz ettiğini belirterek müdahalenin men-i ne karar verilmesini istemiştir. Davalı, taşınmazı satın aldığında üzerinde mevcut ev, duvar ve balkonların olduğunu, taşınmaz üzerinde bir değişiklik yapmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine ve davalının davacı adına kayıtlı 184 ada 12 parsel nolu taşınmazda fen bilirkişi raporunda A harfi ile sarı renkte gösterilen 34,02 m2 ve B harfi ile kırmızı renkte gösterilen 55,93 m2 toplam 89,95 m2 lik alandaki yere müdahalesinin men'ine, geriye kalan kısım için talebin reddine, bilirkişi raporunda mavi renkte gösterilen duvar ile 4639 sayılı parselde bulunan tek katlı binanın yıkımına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dava çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 12 parsel sayılı taşınmazın davacı adına, 4639 parsel sayılı taşınmazın ise davalı adına kayıtlı olduğu, her iki parselin birbirine komşu olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesi uyarınca hakim tarafların talepleri ile bağlı olup, mahkemenin, tarafların talep etmediği, nitelendirip açıkça belirlemediği isteklerini, yasanın düzenlediği ayrık haller dışında kendiliğinden tespit edip hüküm altına almasına yasal olanak yoktur, özü itibariyle istekten fazlaya karar verilemez. -//- Somut olayda; davacının komşu parsel maliki tarafından kendi taşınmazına yapılan müdahalenin önlenmesini istediği ancak dava konusu taşınmazlar üzerindeki yapıların yıkımı konusunda herhangi bir talepte bulunmadığı gözetilmeksizin HMK'nın 26. maddesine aykırı olarak bilirkişi raporunda mavi renkte gösterilen duvar ile 4639 sayılı parselde bulunan tek katlı binanın yıkımına karar verilmesi isabetsizdir. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme hükmünün 3.fıkrasındaki “Aynı bilirkişi raporunda mavi renkte gösterilen duvar ile 4639 sayılı parselde bulunan tek katlı binanın yıkımına” ifadelerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nın 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1 ) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 22/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog