Esas No
E. 2015/15257
Karar No
K. 2018/9407
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2015/15257 E.  ,  2018/9407 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili özetle; davacının 23.02.2003 tarihinden iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği 04.06.2013 tarihine kadar davalı şirkette Müşteri İlişkileri Yöneticisi olarak çalıştığını, 23.12.2003 tarihinden itibaren Mobil Grup Asistanı olarak çalışmaya başlayan davacı işçinin 19.02.2007 tarihinde ... Şubeden ... Şubeye Bireysel Bankacılık Asistanı olarak atanmasına rağmen bir üst görevler olan Bireysel Bankacılık Yönetmeni ve Müşteri İlişkileri Yönetmeni olarak tek başına çalıştığını, 14.08.2009 tarihinde davacı işçiye Bireysel Bankacılık Yönetmeni kadrosu açılarak terfi ettirildiğini, ancak davacı işçinin Müşteri İlişkileri Yönetmeni görevini aksatmadan bu dönemde de devam ettiğini, 16.01.2013 tarihinde de Müşteri İlişkileri Yönetmeni görevine resmi olarak atandığını ancak fiili olarak 19.02.2007 tarihinden itibaren Müşteri İlişkileri Yönetmeni kadrosunda ve görev tanımında tüm işleri yapmasına rağmen aradaki ücret farkının hiçbir zaman ödenmediğini, davalı şirkette çalışmaya başladığı tarihten itibaren haftanın en az iki günü sabah 09:00-19:30, diğer üç günü sabit 09:00-20:30 saatleri arasında mesai yaptığını, iki ayda bir raporlama ve bütçe dönemlerinde de 22:00-22:30 saatlerine kadar çalıştığını, davacı işçinin bugüne kadar yaptığı çalışmalara ilişkin fazla mesai ücreti ödenmediği gibi genel müdürlüğün fazla mesaiye ilişkin son uygulamasından da faydalandırılmadığını, davacının, davalı banka bünyesinde istihdam edildiği dönem boyunca sürekli hem Bireysel Bankacılık Yönetmeni hem de Müşteri İlişkileri Yönetmeni kadrosunda görev yapmasına rağmen, eleman eksikliği ve iş yoğunluğu sebebi ile yıllık izin kullanamadığını, kullandırılan izinlerin ise 1-2 günle sınırlı olmak üzere yöneticisinin istediği tarihte kullanmak zorunda bırakıldığını, fesih tarihi itibari ile de yıllık izin ücretinin ödenmediğini, davacı işçinin davalı banka bünyesinde bulunan bir sandığa prim kesintileri yapılmak suretiyle çalıştırıldığını, prim kesintilerinin davacı işçinin iş sözleşmesinin feshinden sonra ödenmediğini ve iade edilmediğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ücret fark alacağı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve prim keseneği alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili özetle; davacının 23.12.2003 tarihinde imzaladığı iş sözleşmesi ile davalı bankada çalışmaya başladığını, istifa etmeden önce son olarak davalı bankanın ... Şubesinde Kobi Bankacılığı Müşteri İlişkileri Yöneticisi olarak görev yaptığını, iş sözleşmesini haklı hiçbir sebebe dayanmadan kendi isteği ile 04.06.2013 tarihinde feshettiğinden kıdem tazminatı talebinde bulunamayacağını, gerek istifa dilekçesinde gerekse dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı işçinin davalı bankada ilk olarak Mobil Grup Asistanı olarak işe başladığını ve kariyeri boyunca düzenli olarak terfi aldığını, sırasıyla Gişe Asistanı, Bireysel Kitle Bankacılığı Satış Temsilcisi, Bireysel Kitle Bankacılığı Satış Yöneticisi ve Kobi Bankacılığı Müşteri İlişkileri Yöneticisi olarak görev yaptığını, davalı bankanın genel uygulaması içerisinde bir pozisyonun görev tanımı içerisindeki işlemlerin başka bir pozisyona yaptırılmasının söz konusu olmadığını, davalı bankanın personel yönetmeliğinde belirtildiği üzere davacı işçinin performans ve mesleki deneyiminin yeterli bulunması sonrası yükselmesinin gerçekleşerek öncelikle vekaleten yeni görevine atandığını, vekaleten yürütülen görevlerde personelin yeni görevin yetki ve sorumluluklarını üstlendiğini ancak özlük haklarından yararlanmasının söz konusu göreve asaleten atandıktan sonra gerçekleştiğini, davacının istifasının haklı nedene dayanmadığını, işten ayrılmasının asıl sebebinin daha yüksek maaş ile başka bir iş bulması olduğunu, davacı işçinin başka görevlere ait işleri yaptığını iddia ederek ücret farkı talebinin yersiz olduğunu çünkü davacı işçinin böyle bir ücret farkını doğuracak şekilde çalıştırılmadığını, kaldı ki performansına dayalı olarak ikramiye ve prim ödemeleri aldığını, başka personellere ait işleri yapması için herhangi bir baskı, zorlama yapılmadığını, fazla mesai alacağının zamanaşımına uğradığını, davalı bankada çalışanların yaptıkları mesaileri İK Online adı verilen sisteme girdiklerini ve şube müdürü tarafından da onaylandıktan sonra bu girişlerin ve maaşların ödenmek üzere İK Müdürlüğüne iletildiğini, davacı işçinin fazla çalışma yapmış ise sisteme gireceğini ve ücretini alacağını, ancak davacı işçinin fazla mesai yapmaması nedeniyle sisteme herhangi bir giriş yapmadığını ve kendisine ödeme yapılmadığını, davacının yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını, davacı işçiye ait tüm sigorta kollarına ilişkin primlerin davacı işçinin davalı bankada çalıştığı tarihler arasında ... Bankası A.Ş. Memur ve Müstahdemleri Emekli ve Yardım Sandığı Vakfına yatırıldığını, yapılan bu ödemelerin ilerde SGK nezdinde birleştirilmek üzere vakıf tarafından toplandığını ve davacı işçinin sosyal güvenlik alması durumunda ilgili ödemelerin vakıf uhdesinde toplanan tutarlardan yapıldığını, sosyal güvenlik primlerinin iade edilemezliği kuralı çerçevesinde davacı işçinin bu talebinin karşılanmasının mümkün olmadığını, sonuç olarak davacı işçinin davalı bankadan herhangi bir alacağının bulunmadığınısavunarak, davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı, davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe:

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davacı dava dilekçesinde, 23.12.2003 tarihinden itibaren Mobil Grup Asistanı olarak çalışmaya başladığını, 19.02.2007 tarihinde ... Şubeden ... Şubeye Bireysel Bankacılık Asistanı olarak atanmasına rağmen bir üst görevler olan Bireysel Bankacılık Yönetmeni ve Müşteri İlişkileri Yönetmeni olarak tek başına çalıştığını, 14.08.2009 tarihinde davacı işçiye Bireysel Bankacılık Yönetmeni kadrosu açılarak terfi ettirildiğini, ancak davacı işçinin Müşteri İlişkileri Yönetmeni görevine aksatmadan bu dönemde de devam ettiğini, 16.01.2013 tarihinde de Müşteri İlişkileri Yönetmeni görevine resmi olarak atandığını ancak fiili olarak 19.02.2007 tarihinden itibaren Müşteri İlişkileri Yönetmeni kadrosunda ve görev tanımında tüm işleri yapmasına rağmen aradaki ücret farkının hiçbir zaman ödenmediğini iddia ederek ücret farkı alacağı talebinde bulunmuştur. Somut uyuşmazlıkta; davalı bankanın Personel Yönetmeliği‘nin 28. maddesine göre, vekaleten yapılan işin özlük haklarından o göreve asaleten atanınca yararlanılmaktadır. Dosyada ki bilgi ve belgelerden, davacı işçinin, 01/11/2009 tarihinde satış yöneticiliğine asaleten atandığı anlaşılmaktadır.

Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 2009 yılının Kasım ve Aralık aylarına ait maaş bordroları incelendiğinde ücretin 2.525,00.-TL olduğu bu aylar açısından bir ücret farkı alacağı olmadığı ancak davacının, 14.08.2009-31.10.2009 tarihleri arasındaki 2 ay 16 günlük döneme ait aylık 2.524,50-1.722,00= 802,50 TL tutarında fark ücret alacağı olduğu kabul edilerek ücret farkı alacağı hesaplanmıştır. Davacının 14.08.2009 tarihinde Satış Yöneticisi olarak atanmasına rağmen ücretinin artış göstermediği ve 31.10.2009 tarihine kadar Satış Temsilcisi pozisyonundaki brüt 1.722,00.-TL ücretle çalıştığı sabittir. Ancak davacı, 14.08.2009-31.10.2009 tarihleri arasındaki 2 ay 16 günlük dönemde atandığı görevi vekaleten yürütmüş, 01/11/2009 tarihinde satış yöneticiliğine asaleten atanmıştır. Personel yönetmeliğinin yukarıda belirtilen 28. maddesi karşısında davacının ödenmeyen ücret farkı alacağı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle ücret farkı talebinin reddi yerine yerinde olmayan gerekçeyle talebin kabulü hatalıdır.

3.Davacı tarafından açılan dava, kısmi eda, külli tespit davası niteliğinde olduğundan kıdem tazminatı dışındaki alacakların, ıslahla arttırılan miktarlarına ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, alacakların tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi isabetsizdir.

4.Her ne kadar ücret alacağına en yüksek mevduat faizi uygulanması doğru ise de, dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiğinden, talep aşılarak, fazla mesai ücreti ve ücret alacağına yasal faiz yerine en yüksek banka mevduat faizi işletilmesi de ayrı bir bozma nedenidir. Faize, "yasal faizi aşmamak üzere mevduat faizi yürütülmesi" şeklinde karar verilmelidir.

5.Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F)Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.