2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2017/5898 E. , 2018/7699 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tanıma ve Tenfiz
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı erkek, ... Devleti ... Mahkemesi'nin 29.06.2011 tarih 204507/VD RK 10-2078 sayılı kararının tanınmasını ve tenfizini talep etmiş, mahkeme ilk kararında davayı reddetmiş, davacı erkeğin temyizi üzerine Dairemizin 09.11.2016 tarihli 2016/10307 esas 2016/14607 karar sayılı kararı ile; ... Başkonsolosluğu tarafından onaylanan 25.07.2011 tarihli çevirmen onayı belgesinin hangi yabancı mahkeme kararına ait olduğunun anlaşılamadığı, bu belgede ... asıl metninin ekli olduğu belirtilmiş ise de, bu ilamın dosya içinde bulunmadığı, yine dosya içinde tanınması ve tenfizi istenen 29.07.2011 tarihli yabancı mahkeme ilamında yer alan apostilin Türkçe tercümesinin hangi ilama ait olduğunun anlaşılamadığı, bu sebeple dosya içinde bulunan belgeler hakkında taraflardan bilgi istenerek ve varsa eksik evrakların dosyaya sunulması için ilgili tarafa süre verilip eksikliğin giderilmesi olanağı tanınarak sonucu uyarınca karar verilmek üzere hüküm bozulmuştur. Bozma ilamımız üzerine mahkemece davacı vekiline eksik evrakların sunulması için süre verilmiş, davacı vekilince bir kısım belgeler dosyaya sunulmuş, mahkemece istenilen belgelerin bir bütün halinde sunulamadığı, ilgili ilam ve çevirisine ilişkin fotokopi evraklarının sunulduğu, evrakın sonuna da yine hangi ilama ait olduğu belli olamayan ve Türkçe çevirisi olmayan bir apostil fotokopisi eklendiği, sunulan evrakların da hüküm tesisine elverişli olmadığı gerekçesiyle tekrar davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyanın yapılan incelemesinde davacı erkeğin bozma öncesi sunduğu yabancı mahkeme ilamı ve onaylı tercümesine ilişkin evraklarla, bozmadan sonra dosyaya sunulan evrakların birbirleriyle örtüştüğü, birbirlerini tamamladığı görülmektedir. Bu durumda dosyadaki yabancı mahkeme ilamı, onaylı tercümesi ve apostil şerhinin birbirleriyle bağlantılı olduğu, eksikliğin tamamlandığı görülmektedir. Bu sebeple mahkemece davanın kabulü gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.