2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/17949 E. , 2018/8149 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 26.06.2018 günü temyiz eden davalı ... vekili Av. ... ve karşı taraf davacı ... vekili Av.... İşler geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Mahkemece davacı kadının davası kabul edilerek boşanma kararı verilmiş, bu sonuca erkeğin kusurlu davranışları ile ulaşıldığı kanaatine varılmış ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı kadının, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, davalı erkeğin de evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, çocuklarını arayıp sormadığı, onlara hem manevi hem ekonomik yönden ilgisiz davrandığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davacı kadının davalı erkeğe nazaran daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken mahkemece davalı erkeğin tam kusurlu bulunması ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) ile yoksulluk nafakasına (TMK m.
175.hükmolunması bozmayı gerektirmiştir.
3.Davacının tanık anlatımlarına göre düzenli olmasa da gündelikçi olarak temizlik işiyle uğraştığı üzerine kayıtlı 7 adet taşınmaz bulunduğu ayrıca kayınbabasının maddi destekte bulunduğu, buna karşılık davacı erkeğin de seyyar satıcı olduğu düzenli bir gelirinin bulunmadığı nazara alındığında, davacı yararına tedbir nafakasına hükmolunması doğru görülmemiştir.
4.Tüm dosya kapsamı ve nüfus kayıt örneğinden; velayeti anneye verilen 15.07.2000 doğumlu...’nin 3.3.2017 tarihinde evlendiği, evlenmekle ergin hale geldiği ve bu itibarla annenin velayet görevinin de... açısından son bulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda ortak çocuk... bakımından, evlendiği tarihe kadar iştirak verilmesi gerekeceğinden, hükmün ortak çocuk...’ye verilen iştirak nafakası yönünden de bozulması gerekmiştir.