Esas No
E. 2017/7279
Karar No
K. 2018/13861
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2017/7279 E.  ,  2018/13861 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Vakıf Evladı Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vakıf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R

Dava dilekçesinde, davacılar ... ile ... Mülhak ... oğlu ... Hacı ... Vakfı'nın evladı olduklarının tespiti ile vakfiyede galle fazlasının kız ve erkek çocuklarına, çocuklarının çocuklarına, çocuklarının nesli kesilinceye kadar eşit olarak paylaştırıldığı şartının bulunup bulunmadığının tespiti istenmiş; mahkemece, her iki talep yönünden davanın kabulüne dair verilen karar davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Davacıların vakıf evladı olduklarının tespitinin temyizi yönünden; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine,

2.Vakfiyedeki galle şartlarının tespiti yönünden;

Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonunda verilecek kararın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da, bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için, güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu sebeple eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.) 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 7.maddesi uyarınca, galle fazlasının alınabilmesi için galle fazlasını almaya müstehak vakıf evladı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı gereklidir. Eski hukukumuza göre kurulan vakıflarda galle fazlasına müstehak vakıf evladı tespiti yönünden ise Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, öncelikle vakfeden ile kan bağının ispatlanması sonra da bu hususta vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir.

Somut olayda; davacılar vekili, müvekillerinin vakıf evladı olduklarının tespiti yanında galle fazlası ödenmesine ilişkin vakfiyedeki şartların bulunup bulunmadığının, tespitini istemiştir. Galle fazlasına müstehak vakıf evladı davası açılabilecekken doğrudan galle fazlasına dair vakfiyedeki şartların bulunup bulunmadığının tespitinin istenmesinde hukuki yarar mevcut olmadığından bu yönü ile davanın reddine karar verilmesi yerine yazılı şekilde vakfiyedeki şartların tespitine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları (1) nolu bentte yazılı sebeplerle yerinde görülmediğinden reddine, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog