8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/2428 E. , 2018/13971 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R
Davacı vekili , 25 parsel ve 403 parsel sayılı taşınmazların kayden maliki olduğunu, davalının taşınmazlara tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek müdahalenin önlenmesini ve geriye dönük 5 yıl için ecrimisil bedeline hükmedilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, men’i müdahale isteminin kabulüne ve davalının davacıya ait 25 parsel sayılı taşınmazın krokide A harfi ile gösterilen 15000 m2' lik bölümü ile;403 parsel sayılı taşınmazın B harfi ile gösterilen 25.000 m2, C harfi ile gösterilen 1.700 m2 ve E harfi ile gösterilen 900 m2'lik bölümlerine yönelik tarımsal amaçlı tasarruf etmek suretiyle vuku bulan müdahalesinin önlenmesine; crimisil isteminin kısmen kabulüne ve 7.936,87 TL ecrimisil tazminatının 09/12/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş Dava: elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Dava konusu edilen 403 parsel sayılı taşınmazda davacı ve davalının babası ... paydaştır, 25 parsel sayılı taşınmaza ise, davacı maliktir.
1.Mahkemece, paydaş olunan taşınmazla ilgili olarak intifadan men olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmadan hüküm tesis edilmiş olması hatalıdır .
2.Yine Mahkemece toplanan deliler ve yapılan keşif hüküm tesis etmeye elverişli değildir. Keşifte davalının taşınmazın bir bölümünü kendisinin kullanmakta olduğunu belirttiği hususu da dikkate alınarak, tanıklardan dava konusu taşınmazları 2002 öncesinde ve halen fiilen kimin kullandığının sorularak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.