9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2017/2390 E. , 2018/13133 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalıya ait işyerinde çalışan müvekkilinin iş akdinin 12/05/2015 tarihinde hiçbir sebep gösterilmeden davalı tarafından feshedildiğini, ücretlerin bordroda gözüken kısmının bankaya kalan kısmının ise elden ödendiğini, maaş dışında işyerinde yemek, servis ve yılda bir defa erzak verildiğini, müvekkilinin yılın 9 ayında haftanın 7 günü, dini bayramların 1. ve 2. günü hariç diğer günlerinde, milli bayram ve genel tatil günlerinin ise tamamında çalıştığını ve müvekkilinin almaya hak kazandığı fazla, hafta ve tatil çalışma karşılıkları ile son ay ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, hafta tatillerinde genelde çalışma olmadığı ancak olduğu zamanlar ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma olması halinde yasa gereği 2 yevmiye ödendiğini, iş yerinde 07/05/2015 tarihinde yapılan yazılı duyuru üzerine 08-09 Mayıs 2015 tarihinde çalışılacağı, hafta içinde yapılan fazla mesainin ödeneceği belirtilmesine rağmen davacının 09/05/2015 günü işe hiç gelmediği gibi diğer arkadaşlarını da kışkırtarak işe gitmelerine engel olduğunu, bu nedenle iş akdinin 4857 sayılı Yasa'nın 25/II maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, son aylık ücretinin diğer işçilere yapılan ödemeler ile birlikte tahakkuk ettirilip ödeme yapılacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak ve davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63. maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmi dört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46. maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmi dört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmi dört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 3’üncü maddesine göre, hafta tatili Pazar günüdür. Bu genel kural mutlak nitelikte olmayıp, hafta tatili izninin Pazar günü dışında da kullandırılması mümkündür.
Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. Hafta tatili çalışmalarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tanıkları yaz aylarında Pazar günü çalışmasından bahsetmiş olmakla birlikte haftanın 7 günü kesintisiz çalışılıp çalışılmadığı hususunda açık bir beyanda bulunmamışlar aksine olağan çalışmanın haftada 4 gün olduğuna ilişkin açıklamada bulunmuşlardır. Mahkemece yapılacak iş, tanıklar yeniden dinlenip yaz aylarında yapılan çalışmada 24 saat kesintisiz, ara verme olmaksızın haftanın 7 günü sürekli çalışılıp çalışılmadığı hususu netleştirilip, Pazar günü çalışması olsa dahi haftanın başka bir gününde ara veriliyorsa hafta tatili talebini reddetmek, haftanın 7 günü hiç ara vermeksizin, sürekli çalışılıyor ise şimdiki gibi karar vermektir. Bu husus tam açıklığa kavuşturulmaksızın hafta tatili alacak talebinin eksik inceleme ile hüküm altına alınması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.