2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/19436 E. , 2018/8443 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve nafaka yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 03.07.2018 günü temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... ile karşı taraf davacı-karşı davalı ... ile vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Mahkemece, taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davası neticesinde, kadın ağır kusurlu bulunarak her iki tarafında boşanma davası kabul edilmiş ve boşanmalarına karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davalı-karşı davacı kadının kendisi ve ortak çocuk ... yönünden 03.09.2013 tarihinde Türk Medeni kanununun 197. maddesine dayalı bağımsız tedbir nafakası davası açtığı; bu davasında ayrı yaşamada haklı bulunarak davanın kısmen kabul edildiği ve bu kararın da onanarak kesinleştiği görülmektedir. Davacı- karşı davalı erkek bu tedbir nafakası davasında cevap olarak ileri sürdüğü ispatlayamadığı vakıaları, boşanma sebebi yaparak boşanma davası açmıştır. Önceki nafaka davasının açılmasından daha önceki bir tarihte başlamak üzere; tarafların ayrı yaşamaya başladığı, nafaka davasının açılmasından sonra da yeni bir olayın meydana gelmediği; taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi, aksini kanıtlar nitelikte bir delil de bulunmamaktadır. Kadın açtığı nafaka davasında, ayrı yaşamada haklı bulunarak davasının kısmen kabul edilip kesinleştiğine ve daha sonra da yeni bir olay meydana gelmediğine göre; eldeki davada davalı-karşı davacıya bir kusur yüklenmesi doğru olmadığı gibi her iki dosya kapsamı ve erkeğin temyize gelmeyerek üzerine atılı kusurların da kesinleştiği de dikkate alındığında, mahkemece erkeğe yüklenen kusurlu davranışlar yanında erkeğin çocuklarıyla ilgilenmediği, kadının sürekli evden gitmesini istediği, bu haliyle boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. O halde, erkeğin davası yönünden Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 - 2. maddesindeki boşanma koşulları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle erkeğin boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış ise de, ne var ki davalı-karşı davacının boşanma davasında verilen boşanma hükmü temyizin kapsamı dışında bırakılmak suretiyle boşanma hükmü kesinleştiğinden, erkeğin davasının konusuz hale geldiği de görülmektedir. Bu durumda erkeğin boşanma davasının esası hakkında bir karar verilemeyecektir. Ancak, davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı talihteki, tarafların haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerini takdir ve tayin eder (HMK m. 331/1). Bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2.Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere, davalı-karşı davacı kadının boşanmayı gerektirir bir kusuru bulunmadığı gibi, davacı-karşı davalı erkek boşanmaya sebebiyet veren vakılarda tam kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımakta olup, kadın boşanma sonucu en azından eşinin maddi desteğinden yoksun kalmıştır. Kadın yararına TMK m. 174/1-2 koşulları oluşmuştur. O halde, mahkemece kadının ağır kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı - karşı davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) taleplerinin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
3.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı-davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.