Esas No
E. 2015/19387
Karar No
K. 2018/12722
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2015/19387 E.  ,  2018/12722 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalışırken işten çıkarıldığını, işe iade davası açtıklarını, davanın kazanılmasından sonra davalı Şirketin müvekkilini işe davet etmeyerek iş akdini sona erdirdiğini, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti için aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak bu takibe itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının işe başvurusunun usulüne uygun yapılmadığını, bu nedenle herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davalı vekili, işe başlatma talebinin vekil aracılığıyla gönderilmesi nedeniyle usulsüz olduğunu ileri sürmüş ise de; başvurunun şahsen veya vekili aracılığıyla yapılabileceği, başvurunun bizzat işçi tarafından yapılması gerektiği yönünde yasal bir şart ve zorunluluğun bulunmadığı anlaşıldığından davacının vekili aracılığıyla yaptığı 20/06/2012 tarihli başvurunun usulüne uygun olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. D) Temyiz: Kararı taraflar temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Dosya içeriğine göre davacı işçinin hesaplamaya esas alınacak ücret miktarı uyuşmazlık konusudur.

Yargılama safhasında aynı bilirkişiden biri ek rapor olmak üzere iki hesap raporu alınmış, her iki raporda da belirlenen ücret miktarlarına göre farklı hesaplama seçeneklerine yer verilmiştir. İlk bilirkişi raporunda asgari ücrete orantılama usulü ile davacı yerine istihdam edilen işçinin ücretine göre belirlenen ücret seçeneklerine yer verilirken, ek raporda ise davalının savunmasına göre %5 zam oranının uygulanması ile birlikte davacı yerine istihdam edilen işçinin ücretine göre olmak üzere yine iki seçenekli hesaplamaya yer verildiği görülmüştür.

Mahkeme kararında ise, “Davacının fesih tarihindeki ücretinin belirlenmesinde taraflarca dosyaya objektif bir kriter sunulamadığından hizmet cetveline göre iş akdinin fesih sırasındaki yani 2010 yılı 4. Ay ücretinin asgari ücrete oranının fiili fesih tarihi olan 21/07/2012 tarihindeki oranı dikkate alınmış buna göre davacının giydirilmiş brüt ücretinin 1.359,72 TL olduğu kabul edilmiştir.” gerekçesine yer verilirken hüküm sonucunda bilirkişi raporundaki asgari ücrete oranlama seçeneğinin değil %5 zam oranlama seçeneğinin esas alındığı görülmüştür. Böylelikle gerekçe hüküm çelişkisi oluşturulmuştur. Kaldı ki gerekçedeki açıklamaların aksine 1.359,72 TL giydirilmiş brüt ücret, asgari ücret oranına göre belirlenen ücret miktarı (1.486,34 TL.) olmamakla birlikte bu miktar %5 zam oranına ilişkin seçeneğin sonucudur. Bu haliyle dahi gerekçe kendi içinde çelişkilidir.

Ayrıca, Mahkeme “taraflarca dosyaya objektif bir kriter sunulamadığından” şeklindeki genel bir ifade ile asgari ücrete orantılama usulü dışındaki diğer seçenekleri hükme esas almadığı açıklanmış ise de; bu denetimi mümkün kılan yeterli bir gerekçe değildir. Dosya içeriğine göre davacının emsal olarak gösterdiği işçinin gerçekten emsali olup olmadığı, davalının %5 zam oranının gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığının hususlarının ortaya konulması gereklidir.

Açıklanan nedenlerle, Mahkeme kararı gerekçesinin hüküm sonucu ile çelişmesinin yanı sıra kendi içinde de çelişkili tespite yer vermesi ve temyiz denetimini mümkün kılan yeterli bir gerekçeden yoksun olması nedenleri ile Anayasanın 141.

HMK.nın 297 ve 298/2. maddelerine aykırı olup, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 05.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.