8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/8993 E. , 2018/14549 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, vekil edenlerinin davaya konu edilen 250 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduklarını ve dava konusu taşınmaz petrol üretim sahasında olduğundan, davalılar tarafından kısmen el konulduğunu açıklayarak, taşınmazın kullanılamamasından dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000 TL ecrimisil bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... vekili, diğer davalı ... şirketinin, dava konusu alanın da içinde bulunduğu alanlardaki, petrol arama ve üretme ruhsatının süresinin bitmesi nedeniyle, bu alanların vekil edeni şirkete 28.2.2009 tarihinde devredildiğini, 16.10.2009 tarihinden sonra da kamulaştırma işlemlerine başlanılarak, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/290 Esas sayılı dosyası ile el koyma ve bedel tespiti davası açıldığını, vekil edeni şirketin kamulaştırılan alan dışında bir alana ihtiyacı olmadığını beyanla davanın reddini savunmuş, diğer davalı ... vekili, vekil edeni şirketin Türkiye'de uzun yıllardır petrol aramakta olduğunu, ancak ruhsatının 11.12.2008 tarihinde sona erdiğini, ruhsatın ... devredildiğini, daha önceki arama işlemlerinin, kayıt malikleri ile yapılan, kullanma hakkı sözleşmelerine göre yapıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, “Davanın kabulüne, 2007 Yılı için hesaplanan 381,36 TL ecrimisilin 31/12/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, 2008 Yılı için hesaplanan 822,13 TL ecrimisilin 31/12/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, 2009 Yılı için hesaplanan 1.178,16 TL ecrimisilin 31/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...O.'dan alınarak davacılara verilmesine, 2010 Yılı için hesaplanan 3.296,66 TL ecrimisilin 31/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...O.'dan alınarak davacılara verilmesine, 2011 Yılı için hesaplanan 3.051,4 TL ecrimisilin 31/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...O.'dan alınarak davacılara verilmesine” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
1.Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5219 sayılı kanunla değişik H.U.M.K’nun 427. maddesi uyarınca, temyiz sınırı 1.890,00 TL olup, davalılardan ... vekili tarafından temyiz konusu yapılan miktar 1.203,49 TL olmakla temyiz sınırının altındadır. Bu nedenle davalılardan ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davalı idare tarafından, davaya konu taşınmaza ilişkin olarak, 8.6.2010 tarihinde, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/290 Esas sayılı dosyası ile, kamulaştırma bedelinin tespiti davası açılmış olup, yargılama neticesinde; “4942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27 maddesi uyarınca ... ili ... ilçesi ... Köyü 250 parsel sayılı taşınmazın dosyaya ibraz edilen fen bilirkişisi ... 13/07/2010 havale tarihli rapor ve krokisinde C harfi ile gösterilen 10526,53 m2'lik kısmın irtifak bedeli ile aynı krokide B harfi ile gösterilen 38329,54 m2'lik kısmın kamulaştırma bedelinin 533.936,71 TL olarak tespitine, tespit edilen değer davalılar adına bankaya yatırıldığında kamulaştırılacak kısıma davacı ...O. tarafından el konulabileceğine” karar verilmiştir. Mahkemece; ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/290 Esas sayılı dosyası ile tespit edilen bedelin, davacılara ödenip ödenmediği hususu da incelenip gözönünde bulundurulmak suretiyle, 8.6.2010 tarihinden sonrası dönem için (davacının talebi ile bağlı kalınarak 26.7.2010 tarihinden sonrası için) ecrimisil talebinde bulunulup bulunulamayacağı hususu değerlendirilmeksizin, bu tarihten sonrasını da kapsayacak şekilde ecrimisile hükmedilmesi doğru olmamıştır.