9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2017/8282 E. , 2018/14172 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalıya ait Sarar Gardrop mağazaları ismindeki iş yerlerinde 31.05.2006 tarihinde mağazalar müdürü olarak çalışmaya başladığını, davacının en son net maaşının 2,500 TL olduğunu, ücretini son zamanlarda düzenli almadığını, iş akdinin haksız nedenle feshedildiğini iddia ederek; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının davalıya ait işyerlerinde tam yetki ile mağazalar müdürü olarak 31.05.2006 yılından itibaren belirli aralıklarla çalıştırıldığını, davacının en son 12.04.2013-13.04.2013 ve 14.04.2013 tarihlerinde üst üste 3 gün işe gelmediğinden hizmet sözleşmesinin 12.05.2013 tarihinde feshedilmesine kendisinin sebebiyet verdiğini, aldığı son maaşın 2.500 TL olduğunu, önceki yıllara ait ücret alacağının bulunmadığını, davacının davalıya ait işyerlerinde tam yetkili olarak çalışıyor olması nedeniyle fazla mesai ücreti alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı, taraflar temyiz etmiştir. E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı dava dilekçesinde fazla mesai alacağı talebinde bulunmuş, davalı ise davacının tam yetki ile müdür olduğunu, bu nedenle fazla mesai yapmadığını savunmuştur.
Davacının kendi mesaisini kendisinin belirlediği üst düzey yönetici olmadığı, dosya içine ibraz edilmiş e-postalardan ve davacı ile davalı arasında yapılan yazışmalardan anlaşılmaktadır. Davacı, davalıya ait işyerinde işveren kontrolünde ve belirlenen mesai saatleri içinde çalıştığından, davacının fazla mesai alacağı talebinin hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile fazla mesai alacağı talebinin reddi hatalıdır.
3.Davacı, dava dilekçesinde ücrete ilişkin talebini açıklarken, son bir yıl içinde düzensiz ve eksik ödemelerden bahsetmiş, ancak hiç ödeme yapılmadığından bahsetmemiştir. Buna göre öncelikle, davacının 2013 yılında hiç maaş almadığı kabul edilerek ücret alacağı talebinin hüküm altına alınması hatalıdır.
Davalı işveren, ücret ödemesine ilişkin olduğunu öne sürerek davacının imzasını taşıyan ve davacının imzasını inkar etmediği çok sayıda avans makbuzu dosyaya ibraz etmiş olup bu makbuzlarda davacıya avans ödemesi yapıldığı sabittir. Ancak neyin karşılığı olduğu açıkça yazılı değildir. Hal böyle olmakla birlikte, davacının dava dilekçesinde düzensiz ve kısmi ödemeden bahsetmiş olması karşısında, söz konusu avans ödemelerinin ücrete karşılık olduğunun kabulü yerinde olacaktır.
Mahkemece söz konusu avans ödemelerinden 2013 yılına ait olanların toplanıp 2013 yılı için hesaplanan ve ödenmesi gereken ücretten mahsubu ile bakiyelerinin hüküm altına alınması gerekirken HMK.nn 26. maddesine aykırı şekilde talep aşılarak, 2013 yılı için hiç ücret ödenmemiş gibi ücret alacağı talebinin kabulü de isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.