8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/6716 E. , 2013/6493 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ve ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 20.10.2009 gün ve 211/224 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı, kadastro çalışmalarında 135 ada 18 parsel sayılı taşınmazın davalıların miras bırakanı ... oğlu ... ... adına 1441.32 m2 olarak tespit gördüğünü, aynı ada 19 nolu parselin ise kendi miras bırakanı ... oğlu ... adına 1049.23 m2 olarak tespit ve tescil edildiğini, her iki taşınmazın evveliyatının tarafların kök miras bırakanı ...’a ait ve bir bütün olduğunu, eşit olarak tespit ve tescil edilmesi gerekirken, kendi murislerine ait parselin 196 m2 eksik yazıldığından bu miktarın davalıların miras bırakanına ait olan tapu kaydından iptali ile kendi murisine ait parsele ilave edilerek tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara, dava dilekçesi yöntemine uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen duruşmalara katılmamışlar ve cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davacının dava konusu yer üzerindeki mülkiyet hakkını ispat edemediği ve TMK.nun 713. maddesi uyarınca zilyetlik iddiasında bulunmadığı, zilyetlik durumunun gerçekleşmediği, zilyetlik bulunsa bile mirasçılar arasında zilyetlik süresinin işlemeyeceği dolayısıyla, zilyetlikle kazanım da mümkün olmayacağından sabit görülmeyen davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davacılar vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; tarafların murisleri adına olan parsellere ilişkin kadastro tutanaklarının onaylı fotokopileri ile çap kayıtları getirilmiştir. 135 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazlar: ayrı ayrı senetsizden, avlulu kargir ev nitelikleri ile, ilki 1441.32 m2, diğeri 1049.23 m2 olarak, 16.10.2002 tarihinde tespit tarihi itibariyle ölü olan ... çocukları ... ve ... adına ayrı ayrı tam mülkiyet olarak tespitleri yapılmış ve itirazsız olarak her iki parsel 25.1.2003 tarihinde kesinleşmiştir. Çap kayıtları halen tarafların miras bırakanları üzerinedir. Davacının miras bırakanı ...’a ilişkin veraset belgesi dosyadadır. Bu kişinin 11.12.1982 tarihinde ölümü ile işbu davayı açan dul eşi Keklik ve davaya bilahare yöntemine uygun olarak muvafakat eden dava dışı çocukları ... ile bilahare davacı safında yer alan ...’ın kaldıkları yine davalıların miras bırakanı ... ...’ın 11.12.1982 tarihinde ölümü ile mirasçısı olarak eşi ... ile müşterek çocukları ...l ve ...’ın kaldıkları belirlenmiştir. Tarafların, murislerinden kalan dava konusu ve dava dışı taşınmazların tapuda intikalini yaptırmadıkları görülmüştür.
Mahallinde keşif yapılmıştır. Davacı tanığı ... beyanında, dava konusu taşınmazların evveliyatında tarafların dip murisi ... ...’a ait iken ölümü ile davacı ve davalıların miras bırakanı olan oğulları ... ve ...’ya kaldığını, ... ve ...’nın trafik kazasında birlikte ölümü ile taşınmazların dul kalan eşi ve çocuklarına kaldığını açıklamıştır. Tanık ... ise her iki taşınmazın önceden bir bütün olduğunu, kök muris ...’ın ölümü ile çocuklarına geçtiğini, kök murisin iki oğlu ve bir kızının olduğunu, kız çocuğunun miras payını erkek kardeşlerine devrettiğini duyduğunu, erkek çocukların ise taşınmazı eşit olarak paylaştıklarını söylemiştir. Tanık ... ise taşınmazın bidayette kök muris ... ...’a ait iken ölümünden sonra çocuklarına kaldığını, fakat onlar arasında nasıl paylaşıldığını bilmediğini açıklamıştır. Mahalli bilirkişi ise taşınmazın evveliyatından ... ...’a ait olduğunu ölümü ile erkek çocukları ... ve ...’ya kaldığını bu iki çocuğun trafik kazasında ölmesi sonucunda eşlerine ve çocuklarına kaldığını, davacı ve davalıların bu yerleri beraberce kullandığını açıklamıştır. Keşifte görevli teknik bilirkişi 1/1500 ölçekli krokili raporunu dosyaya sunmuştur. Davaya konu yer A harfi ile gösterilen kırmızı renkle boyalı 196 m2 olarak hesaplanmıştır. Dosyada mevcut dava dışı bir başka parselin davacı ve davalıların annesi adına 1/2’şer paylı olarak tespitinin yapıldığı belirlenmiştir. Bunların haricinde, dosyada, davanın esasını etkileyecek başkaca bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır. Açıklanan bu durum karşısında taraflar arasındaki uyuşmazlık evveliyatında tarafların miras bırakanlarının babası ...’a ait ve bir bütün halinde iken tarafların murisleri ... ve ...’ya miras yoluyla kalan taşınmazın eşit olarak paylaşılıp paylaşılmadığı veya eşit miktarlı olarak kalıp kalmadığında toplanmaktadır. Somut olayda, kök muris ... ...’ın hangi tarihte öldüğü bilinmemekle birlikte kural olarak ölümü ile terekesinin bir başka anlaşma söz konusu olmadığı taktirde mirasçılarına eşit paylarla kalacağı mer-i kanunların emredici hükümleri gereğidir.
Davacı taraf eşit paylaşımdan söz etmiştir. Keşifte dinlenen bir tanık da bu olguyu doğrulamıştır. Her ne kadar davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş ve herhangi bir yanıt vermemiş iseler de; bu durum davanın reddini istedikleri anlamına geleceğinden; TMK'nun 6. maddesi uyarınca davacı tarafın iddiasını her türlü delille kanıtlaması gerekir. Bir davacı tanığının yeminli beyanı, dosyaya bilgi için sunulan bir başka gayrimenkulün kadastro tespitinin eşit paylarla yapılması ve aksine bir hüküm olmadığı sürece kök muristen veraset yoluyla kalan taşınmazların eşit paylarla mirasçılarına intikal edeceği dikkate alındığında, davacı taraf davasını kanıtladığından davanın kabulüne, dosyada mevcut teknik bilirkişi krokisinde A harfiyle gösterilen kırmızı renkle boyalı 196 m2'lik kısmın, davalıların miras bırakanına ait tapu kaydından iptali ile davacıların miras bırakanının mirasçıları adına tapuda kayıtlı 135 ada 19 nolu parsele ilave edilerek veraset belgesindeki payları oranında tesciline karar vermek gerekirken, somut olaya uygun düşmeyecek ve yasal olmayan gerekçelerle davanın reddi doğru olmamıştır.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulü ile Usul ve Kanuna aykırı bulunan Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar