2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/21723 E. , 2018/9679 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : KarşılıklıBoşanma-Ziynet ve Eşya Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminat ile reddedilen ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre, boşanmaya neden olan olaylarda davalı-davacı kadına oranla davacı-davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyleyken, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
2.Yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-davalı erkek ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımaktadır. Kadın yararına TMK 174/1-2 maddesi koşulları oluşmuştur. O halde davalı-davacı kadın lehine tarafların sosyal, ekonomik durumları kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 52) dikkate alınarak uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
3.Davalı-karşı davacı kadın düğünde kendisine takıldığını iddia ettiği 5 adet bileziğin düğünden sonra eşi tarafından dükkan açılması sırasında bozdurulmak üzere elinden alındığını ve iade edilmediğini belirterek, ziynetlerin aynen iadesi olmadığı taktirde bedelinin iadesini istemiş mahkemece kadının ziynetleri kendi rızası ile erkeğe verdiğinden bahisle ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiştir. Düğünde kadına takılan ziynetler bağış hükmündedir ve kadının kişisel malıdır. Ziynetlerin geri istenmemek üzere verildiği iddia ve ispat edilmedikçe, bunları alan iade etmekle yükümlüdür.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, kadının ve erkeğin birbiriyle örtüşen beyanlarına göre; talep edilen ziynetlerin varlığı sabit olup, ziynet eşyaların erkek tarafından alınarak dükkan açılmak üzere bozdurulduğu ve bir daha da geri verilmediği ispatlanmıştır. Davacı-karşı davacı erkek bu ziynet eşyalarının kadın tarafından geri istenmemek üzere verildiğini kanıtmayamamıştır. O halde, kadının ziynet alacağı davasının kabulüne karar vermek gerekirken, reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.