Esas No
E. 2013/6954
Karar No
K. 2013/7095
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2013/6954 E.  ,  2013/7095 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

... ve ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine ve karar verilmesine yer olmadığına dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 04.11.2011 gün ve 99/173 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili, dava konusu 114 ada 41, 123 ada 10 ve 11 ile 161 ada 29,35 ve 40 nolu parsellerin miras bırakan ...’ten taksim yoluyla vekil edenlerine kaldığını, kadastro çalışmalarında bu yerlerin Hazine adına tespit görüp tapuya tescilinin doğru olmadığını, miras bırakanla birlikte eklemeli zilyetliklerinin 60-70 yılı aştığını açıklayıp, davalı Hazine üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur Mahkemece; 161 ada 35 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 114 ada 41, 123 ada 11, 161 ada 29 parsel ve 161 ada 40 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün; kabule ilişkin bölümü davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine, dava konusu 114 ada 41 ve 123 ada 11 parsellere kadastro çalışmaları sırasında uygulanan, sırasıyla 02.07.1963 tarih, 100 ve 205 sıra numaralı toprak tevzi belirtme tapu kayıtlarının oluştukları 1963 tarihine kadar zilyetlikle kazanma koşullarının davacılar yararına oluştuğu tüm dosya kapsamından anlaşıldığına göre, davalı Hazine temsilcisinin bu parsellere yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan dava konusu 114 ada 41 ve 123 ada 11 parsellerin kabulüne ilişkin hüküm bölümünün ONANMASINA, Hazine temsilcisinin dava konusu 161 ada 29 ve 40 nolu parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece önceki kararda; "davanın kısmen kabulüne... 161 ada 29 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi ...'ün 24.05.2007 günü hazırladığı rapordaki krokide A harfi ile gösterilen sarıya boyalı 14.484 m2'lik kısmın ayrı bir parsel numarası altında davacılar adına ½ hisse itibariyle tesciline, 161 ada 40 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi ...'ün 24.05.2007 günü hazırladığı rapordaki krokide A harfi ile gösterilen sarıya boyalı 2136 m2'lik kısmın ayrı bir parsel numarası altında davacılar adına ½ hisse itibariyle tesciline..." karar verilmiş, hükmün kabule ilişkin bölümü; davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, davacılar ve vekili ise hükmü temyiz etmemiştir. İlk hüküm Dairemiz tarafından bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yazılı şekilde ilk hükümden farklı olarak davalı taraf aleyhine olacak şekilde dava konusu 161 ada 29 ve 40 parsellerin tamamına ilişkin tapu kayıtlarının iptaliyle davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Mahkemece, 19.10.2009 tarihli yargılama oturumunda bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre, kabul kararı verilmeyen kısım yönünden hükmü temyiz etmeyen davacılar aleyhine, hükmü temyiz eden davalı Hazine lehine usulü kazanılmış hak doğuracağı kuşkusuzdur. Aksine uygulama aleyhe bozma yasağı ile karşılaşır. Usuli kazanılmış hak, hukukumuzda bir kurum olarak düzenlenmemiş ise de usul hukukunun dayandığı ana ilkelerden biridir. Dava tarihi göz önünde tutulduğunda; HUMK'nun 578. maddesinde “kazanılmış haklara etkili olmamak üzere usul hükümleri geçmişe etkili olarak uygulanır” denilmektedir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararlarıyla usuli kazanılmış hakkın varlığı uygulamada kabul edilmiştir. Usuli kazanılmış hak kamu düzeniyle ilgili olup mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulur. Mahkemece önceki hükmün davacı tarafça temyiz edilmediği ve fen bilirkişi ...'ün 24.05.2007 günü hazırladığı rapordaki krokide 161 ada 29 ve 40 parseller içinde kalan, krokide B harfiyle gösterilen 7664 m2 ve 2615,60 m2 yüzölçümündeki kısımların davacı tarafın zilyetliğinde bulunmadığı hususu dikkate alınmaksızın, önceki hükmü temyiz eden davalı Hazine yönünden aleyhe bozma yasağı gözardı edilerek yazılı şekilde dava konusu 161 ada 29 ve 40 parsellerin tamamı hakkında kabul kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Davalı Hazine temsilcisinin buna ilişkin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca, dava konusu 161 ada 29 ve 40 parseller hakkındaki Yerel Mahkeme hüküm bölümünün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca Hazine'den harç alınmasına mahal olmadığına 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.