8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/464 E. , 2013/8682 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı ve katılma alacağı
... ve ... aralarındaki katkı payı alacağı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... . Aile Mahkemesi'nden verilen 14.11.2012 gün ve 669/837 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR
Davacı vekili, tarafların 1996 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde edinilen şirket ortaklığı, otomobiller ve taşınmazlar üzerinde mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, müvekkilinin çalıştığı işyerinden ayrılması nedeniyle aldığı tazminat ve banka kredilerini şirketin sermayesinde kullandığını açıklayarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000 TL alacağın davalı taraftan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, malvarlığının edinilmesine davacının katkı ve desteği bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu 36105 ada 4 parsel üzerindeki 4 nolu taşınmaz ile davaya konu ... Ltd. Şti'nin alınmasına ve edinilmesine yapılan katkının kanıtlanamadığı anlaşıldığından bu yöndeki davanın reddine, dava konusu 2512 parsel yönünden 4500 TL, 356 ada 6 parsel yönünden 10.000 TL olmak üzere alacağı bulunduğu ancak taleple bağlılık ilkesi uyarınca 10.000 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 14.09.1996 tarihinde evlenmişler, 16.07.2009 yılında açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 25.06.2012 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerine göre, evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 08.07.2007 tarihine kadar 4722 sayılı Kanunun 10. ve TMK'nun 202. maddelerine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Dava konusu 36105 ada 4 parsel üzerindeki daire 12.03.1997 tarihinde, 356 ada 6 parsel 17.11.2003 tarihinde, 2512 parsel, 02.12.2005 tarihinde satış yoluyla davalı ... adına tescil edilmiş, 356 ada 6 parsel 10.07.2009 tarihinde, 2512 parsel 27.08.2009 tarihinde dava dışı kişilere devredilmiş, dava konusu ... Ltd.Şti, 15.01.1996 tarihinde % 95 paylı olarak ..., % 5 oranında ... tarafından kurulmuş, davalı ... payı 15.06.2009 tarihinde babası ...’a devredilmiştir.
Dosya kapsamı ve dava dilekçesindeki açıklamalara göre; davacı vekilinin talebi taşınmazlar, şirket malvarlığı üzerindeki katkı payı alacağı, değer artış payı ve katılma alacağı isteğine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş ise de, verilen karar usulüne uygun olmadığı gibi yapılan araştırma ve inceleme de karar vermeye yeterli değildir.
Davacı vekili, müvekkilinin ... İşletmesi'nde uzun yıllar çalıştığını, davalıya ait şirketin kurulduğu sırada tazminatını alarak işten ayrıldığını, alınan tazminatın şirket sermayesinde kullandığını bildirmiş, Mahkemece davacının çalışmasına ve aldığı tazminata ilişkin kayıt ve belgeler, ... İşletmesi'nden istenilerek davacıya ait tazminatın şirket sermayesine katılıp katılmadığı dikkate alınmamıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalı ..., ... Ltd. Şti'nde % 95 onanında pay sahibi olup hakim ortak durumundadır. Davacı ... ... ise ... Isıtma Ltd.Şti'nde %50 oranında hissedar olup 14.05.1998 tarihinde davalı ...’e verilen vekaletname ile 2001 yılında tüm malvarlığıyla davalının hakim ortak olduğu ... Ltd. Şti'ne devredilmiştir. Mahkemece, devre konu ... Ltd. Şti'ne ait şirket kayıt ve belgeleri, devir tarihindeki aktif ve pasifleri ile bilançoları getirtilerek şirket birleşmesinden kaynaklanan davacı katkısı belirlenmemiş, ... Ltd. Şti'nin sermayesindeki artış ile menkul, gayrimenkul ve malvarlığı üzerinde davacının mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacağı olup olmadığı araştırılmamıştır..
Kabule göre de, 2512 parsel yönünden dava katılma alacağı isteğine ilişkin olup bu tür davalarda taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki değeri esas alınması gerekirken keşif tarihindeki değerin baz alınması hatalı olmuştur. Bundan ayrı (Üçüncü kişiye devir boşanma dava tarihinden sonra yazılmıştır.) 356 ada 6 nolu parselle edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde 17.11.2003 tarihinde edinilmiş olup, mal rejiminin sona erdiği 16.07.2009 tarihinde üçüncü kişiye satılarak devredildiğine göre TMK'nun 235/2. maddesi uyarınca devredildiği tarihteki sürüm değeri (TMK m.
232.belirlenerek katılma alacağı hesaplanacaktır.
O halde mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan kayıt ve belgeler getirtilerek gerek şirket sermayesi, gerekse şirket adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mal varlığı, davacının Tariş işletmesinden aldığı tazminata ilişkin kayıt ve belgeler eksiksiz olarak getirtilmek suretiyle davacının 743 sayılı TKM'nun 170 maddesi uyarınca katkı payı alacağı, TMK'nun 202, 219, 225, 227, 229, 230, 231, 235 ve 236/1 maddesi uyarınca değer artış payı alacağı ve katılma alacağının yöntemine uygun olarak belirlenmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonunda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mal ayrılığı rejimi döneminde edinilen malvarlığı yönünden 743 sayılı TKM'nun 170. maddesi uyarınca, tarafların mal varlığının edinildiği tarihe kadar ki toplam gelirlerinden tarafların sosyal statüsü ve durumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamalar ile kocanın 743 sayılı TMK'nun 152. maddesi uyarınca evi geçindirmek yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar çıktıktan sonra yapabilecekleri tasarruf miktarının ne olacağının belirlenmesi için konunun uzmanı bilirkişiden rapor alınması, davacının tasarrufları ile sağlayabileceği katkı miktarının saptanması, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacı eşin katkı oranının bulunması, bulunan bu oranın dava konusu mal varlığının dava tarihindeki değeri ile çarpılarak varsa davacının katkı alacağının tespit edilmesi gerekmektedir.
Edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mal varlığı ve haklar yönünden ise; bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması ve TMK'nun 227.maddesi hükümleri uyarınca; eşlerden birinin, diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş ise, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında değer artış payı alacağının belirlenmesi gerekir. Mahkemece yukarıda yazılı araştırma ve incelemeler yapılmaksızın eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 148,50 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya ve davalıya ayrı ayrı iadesine 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.