8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/5235 E. , 2013/8749 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı (üçüncü kişi) vekili, ... İcra Müdürlüğü’nün 2012/4178 sayılı takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, ... . İcra Müdürlüğü’nün 2012/84 sayılı talimat dosyasında yapılan 26.04.2012 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlunun haciz adresinde davacıdan önce faaliyet gösterdiğini, ancak mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı (alacaklı) vekili, davacı üçüncü kişinin haciz sırasında iş yerini borçludan devralındığı yönünde beyanda bulunduğunu ve bu durumun haciz tutanağına geçirildiğini, devir ile ilgili İİK’nun 44. maddesindeki gereklerin yerine getirildiğinin iddia ve ispat edilemediği, devralan üçüncü kişinin işletmenin borçlarından sorumlu olması gerektiğini belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haciz adresinin üçüncü kişinin faaliyet adresi olup, burada ödeme emrinin tebliğ edilmediği, zaten aynı gün öncelikle borçlunun faaliyet adresine gidildiği, hatta bu sırada hazır bulunan borçlu şirket yetkilisinin borcu ödeyemeyeceği yönünde bayanda bulunduğu, üçüncü kişinin faaliyet adresine bundan sonra gidildiği, borçlu ve üçüncü kişi şirketler arasında organik bağ tespit edilemediği, iş yeri devri yapıldığını gösteren bir kanıtın da ele geçmediği“ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. Dava konusu haciz borçlunun eski faaliyet adresinde yapılmıştır. Davacı üçüncü kişi haciz sırasında iş yerini borçludan 29.03.2012’de borcun doğum tarihinden önce devraldığı yönünde beyanda bulunmuştur. İİK’nun 8/son maddesi uyarınca haciz tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerdendir. Üçüncü kişi haciz tutanağının aksini kanıtlayamamıştır. Yargıtay’ın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre borcun doğum tarihinden sonra yapılan iş yeri devrinin alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlem niteliğinde bulunduğunun kabulü gerekir. Diğer yandan devir gerçek kabul edilse bile İİK’nun 44. ve TBK’nun 202. maddesindeki gereklerin yerine getirildiği iddia ve ispat edilemediğine göre iş yeri devrinin alacaklıya karşı ileri sürülmesi mümkün olamayacak, iş yerini devralan üçüncü kişi 6098 sayılı TBK’nun 202. (BK’nun 179.) maddesi uyarınca borçlu ile birlikte işletmenin borçlarından zincirleme olarak sorumlu olacaktır. Davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.