8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2012/15304 E. , 2013/3582 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R
İİK'nun 111. maddesinde “Borçlu alacaklının satış talebinden evvel borcunu muntazam taksitlerle ödemeyi taahhüt eder ve 1. taksiti de derhal verirse icra muameleri durur. Şu kadar ki borçlunun kafi miktardaki malının haczedilmiş bulunması ve her taksidin borcun dörtte biri miktarından aşağı olmaması ve nihayet aydan aya verilmesi ve müddetin üç aydan fazla olmaması şarttır.
Borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için İcra Dairesi'nde yapacakları sözleşme veya sözleşmelerin devamı süresince 106 ve 150/e maddelerindeki süreler işlemez. Ancak bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması halinde, açtığı tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar. Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muameleleri ve süreler kaldığı yerden devam eder” hükmü bulunmaktadır.
Somut olayda, borçlu 26.06.2012 tarihinde İcra Müdürlüğ'ne başvurarak kendilerine ait 65 ada 1 parselde kayıtlı Kültür Sarayı'nın 1. katındaki dükkanlar ve salonların borcu karşılayacağını beyanla,
İİK'nun 111.maddelerine göre ilk taksit peşin, kalanını üç eşit taksitle ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş, İcra Müdülüğü'nce yapılan dosya hesabına göre borcun ¼'ünü yatırmıştır. Görüldüğü gibi olayda uygulanan prosedür İİK'nun 111. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında düzenlenen borçlunun yasal hakkından doğan taksitlendirmedir. Anılan fıkra hükümlerine göre borcun 1/4'nün yatırıldığı, kalan tutarın 3 eşit taksitte ödenmesi için 3 aylık süre tanındığı ve borçlunun ada ve parsel numarasını bildirdiği taşınmaz kaydına icra dosyasından haczin 28.06.2012 tarihinde işlendiği görülmektedir.
Haciz konulan gayri menkullerin 2 adet bağımsız bölüm olduğu ve borç tutarının düşük olduğu gözönüne alındığında borçlunun kafi miktarda malının haczedilmesi koşulunun da yerine getirildiği, böylece İİK'nun 111. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümlerinde düzenlenen taksitlendirme şartlarının oluştuğu, bu durumda alacaklının kabulünün aranmayacağı, taksitlendirme koşullarına uyulduğu sürece icra muamelerinin durması gerektiği açıktır. Mahkemece alacaklının isteminin reddi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.