8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/3092 E. , 2013/3720 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Dava, 3.kişi şirket tarafından İİK.96. maddesi gereği alacaklıya karşı açılan, davalı alacaklı tarafından borçlu ... Ltd. Şti aleyhine ... 3.İcra Müdürlüğü 2009/1104 esas sayılı takip dosyasında yürütülen takipte kendi işyerinde uygulanan 11.04.2011 tarihli haciz işleminde borçluyla bir ilgisi olmayan menkulün haczedildiği ileri sürülerek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, haczedilen makine borçluya ait olmadığı için davanın kabulüne, haczedilen makine üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı istihkak iddia eden 3.kişi şirket vekili, haciz uygulaması sırasında haczedilen bir adet ...sistem tomruk kesme makinesinin borçlu şirkete ait olmadığını, söz konusu makinenin ... Ltd. Şti'ne ait olduğunu, icra müdürlüğünün yapmış olduğu işlemin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu belirterek ... İcra Müdürlüğü'nün 2011/95 talimat sayılı dosyası ile makine üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir. Davalı-alacaklı vekili, borçlu hakkında ilamlı icra takibinin kesinleştiğini, 11.04.2011 tarihinde borçlunun adresinde haciz işlemi yapıldığını, mahcuz malın yediemin olarak ...'a teslim edildiğini, bu haciz sırasında istihkak iddiasında bulunulduğunu, istihkak iddiasına itiraz ettiklerini, dosya borçlusu şirketin haciz yapılan aynı adreste faaliyet gösterdiğini, haczedilen malın çok hacimli olup kolayca yer değiştirmesinin mümkün olmadığını, her iki şirketin faaliyet alanının aynı olup mobilya imalatı yaptıklarını, istihkak iddiasında bulunan ...'ın ... Ltd. Şti. ortağı olduğunu, bu şirketin 30.06.1999 tarihinde kurulduğunu, önceki şirketin borca batmış olması nedeni ile bu şirketin aynı kişiler tarafından kurulduğunu, borçlu şirketin ortağının bu şirkette haciz sırasında bulunduğunu, hak ve yetki kullanılırken iyiniyetli olunması gerektiğinden istemin reddini savunmuştur. Mahkemece, borçlu şirket ile istihkak iddiasında bulunan şirketlerin Ticaret Sicil numaraları ve adreslerinin ayrı, ortaklarının ve yetkililerinin ayrı olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar borçlu şirket ile istihkak iddiasında bulunan şirket yetkililerinin arasında akrabalık ilişkisi olduğu tespit edilmişse de bu hususun borçlunun kötü niyetli olduğunu ileri sürebilmek için yeterli olmadığından haczedilen makinenin ... Gıda. Ltd. şirketine ait olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne ...İcra Müdürlüğünün 2011/95 sayılı talimat dosyasıyla haczedilen ...Mad. Şti.ye ait bir adet ...Tomruk Kesme Makinesi üzerinde bulunan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. Dava konusu haciz, icra emrinin borçlu şirkete tebliğ edildiği ... Mahallesi ...No:75 ... adresinde davalı borçlu şirket ortağı ...'ın huzurunda 11.04.2011 tarihinde yapılmıştır. Borçlu şirket ile istihkak iddiasında bulunan şirket aynı iş kolunda ticari faaliyette bulunmaktadırlar. Takip konusu borç 13.11.2006 tarihli iş kazası nedeni ile doğmuştur, davacı 3.kişi şirket ise borcun doğumundan sonra 04.02.2009 tarihinde kurulmuştur. Bu durumda, İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu karinenin aksi davacı 3.kişi şirket tarafından ispat edilmelidir. Davacı 3.kişi şirketin dayandığı, her kişi adına düzenlenmesi mümkün olan fatura mülkiyet karinesinin aksini ispat için yeterli değildir. Üstelik söz konusu fatura borcun doğum tarihinden sonraki tarihlidir ve malın ayırt edici özelliği de belirtilmediğinden mahcuza ilişkin olup olmadığı kesin bir şekilde tespit edilemediği gibi her iki şirketin ortaklarının karı, koca, anne ve oğul olmaları nedeni ile şirket ortakları arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu açıkça anlaşılmaktadır. Maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde davacı ile borçlu şirketin birlikte çalıştığı, aralarında organik bağ bulunduğu, yapılan işlemlerin örtülü ve muvazaalı işyeri devri niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenlerle mahkemece maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, usul ve yasaya aykırı olan mahalli mahkeme kararının BOZULMASINA, 18.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.