Esas No
E. 2012/10880
Karar No
K. 2013/5143
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2012/10880 E.  ,  2013/5143 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

... ile Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 16.05.2012 gün ve 361/179 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, imar-ihya ve 25 yılı aşkın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan, dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı taşınmaz bölümünün adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine temsilcisi, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını açıklayarak davanın reddini savunmuş, davalı ..., yargılama oturumlarında temsil olunmamıştır. Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda A ve B harfleriyle gösterilen toplam 1.323,77 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Toplanan deliller ve dosya kapsamından; dava konusu taşınmaz 1975 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında "boşluk" niteliğiyle tespit dışı bırakılmıştır. Mahkemece, kazanma süresi ve koşulları oluştuğu açıklanarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir. Şöyle ki, davada imar–ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılmıştır. Bu tür uyuşmazlıklarda, kazanmayı sağlayan zilyetliğin Hazine'ye karşı kanıtlanması gerekmektedir. Maddi olaylardan sayılan zilyetliğin her türlü delille kanıtlanması mümkün bulunmaktadır. (3402 s.KK.m. 14/1) İncelenmekte olan olayda, zilyetlik tanığı dinlenilmeden yerel bilirkişilerin sözlerine dayanılarak hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nun 266. maddesinde (HUMK. m.275) hangi amaçla bilirkişiye başvurulacağı açıklanmıştır. Yerel bilirkişinin sözleri kazanmayı sağlayan zilyetliğin başlangıcı, süresi ve niteliği hakkında hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, dilekçesinde tanık deliline dayandığına göre, kendisine tanıklarını liste halinde vermek üzere süre ve imkân tanınması, ondan sonra yerel bilirkişi ve tanıkların 6100 sayılı HMK'nun 243 ve 244. maddeleri (HUMK'nun 258 ve 259. m.) hükmü uyarınca keşif yerinde hazır bulunmak üzere davetiye ile çağrılmak suretiyle taşınmaz başında yapılacak keşifte dinlenilmeleri, davacının dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin başlangıcı, süresi ve niteliğinin kendilerinden ayrıntılı olarak sorulup belirlenmesi, beyanları arasında aykırılık çıktığı takdirde usulüne uygun olarak çelişkinin giderilmesine çalışılması, tescil konusu yerin sınırında bulunan 422 parsele ait tapu kaydı, kadastro tutanağı ile varsa ./. -2- 2012/10880 -2013/5143 dayanak belgelerinin getirtilmesi, teknik bilirkişiden tescil konusu yerin çevre parsellerle bağlantısını gösterecek şekilde kadastro paftası üzerinde işaretlenmesinin istenilmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Öte yandan imar ve ihyanın hangi tarihlerde başladığı, ne kadar sürdüğü ve hangi tarihte tamamlandığının soruşturulması zorunludur.

Bundan ayrı; dava, TMK'nun 713/1.maddesi uyarınca tescil isteğine ilişkin olup aynı maddenin 3.fıkrası hükmüne göre; tescil davası, Hazine'ye ve ilgili Kamu Tüzel Kişilerine karşı açılır. Tescil konusu yer ... Köyü sınırları içerisinde kalmaktadır. Hükümden sonra 12.11.2012 tarihinde kabul edilerek, 06.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun 1.maddesinin 1 ve 3. bentleri uyarınca, ... İl mülki sınırları Büyükşehir Belediye sınırları olarak belirlenmiş, içerisinde bulunan köy ve beldelerin tüzel kişiliği kaldırılarak ilçe belediyesine bağlı mahalle haline getirilmiştir. Taraf teşkili, dava koşulu olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gereken kamu düzenine ilişkin hususlardandır. (HMK. 114 ve 115 m.) O halde; yukarıda açıklandığı üzere, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile .... Belediye Başkanlığı'na davanın yöneltilmesi, yargılamaya geldikleri takdirde savunma ve delillerinin tespiti, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar üzerinde gereği gibi durulmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.