8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2012/12599 E. , 2013/14301 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Mera sınırlandırmasının iptali ve tescil
... ile Hazine ve ... aralarındaki mer'a sınırlandırmasının iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.03.2012 gün ve 587/115 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi ile davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, vekil edeni tarafından ... Belediye Meclisinin kararına dayanılarak Belediye Meclisinin almış olduğu 24.10.1994 tarih ve 511 sayılı kararı gereğince 29.06.1994 tarihli bila sayılı Encümen Kararına istinaden düzenlenen imar planında 1 ada 4 ve 3 parseller olarak belirlenen yeri vekil edeninin satın aldığını, ancak taşınmazın 163 ada 117 parsel numarası ile kadastroda mera olarak belirlendiğini, satılan taşınmazın mera niteliğinde bulunmadığını, söz konusu parselin Belediye tarafından yapılan imar planları çerçevesinde parsellere ayırdığını, 1 ada 4 ve 3 sayılı parsellerin vekil edeni tarafından satın alındığını açıklayarak, 1 ada 4 ve 3 sayılı parsellerde bulunan 600'er m2 arsaların mevcut kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı Hazine temsilcisi davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ... vekili de davanın reddini istemiştir.Mahkemece, teknik bilirkişinin ek raporunda işaretli 600 m2'lik yer bakımından 163 ada 117 sayılı parselin sınırlandırılmasının iptali ile bu yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine hüküm, Hazine temsilcisi ile Belediye vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve satın alma hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca açılan mera sınırlandırılmasının iptaline ilişkindir.Mahkemece, yazılı gerekçeyle mera sınırlandırılmasının iptali ile davacı adına 600 m2’lik yerin tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu 163 ada 117 sayılı parsel 1998 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında belgesizden, mera niteliğiyle 451 hektar 4370 m2 (4514370 m2) yüzölçümlü büyük bir alan olarak sınırlandırıldığı, kadastro tutanağının hükmen 13.03.2003 tarihinde kesinleştiği, dosya arasındaki karar örneğinden anlaşılmıştır. Davacı sadece Belediye Encümen Kararına dayanmış herhangi bir tapu kaydına da dayanmamıştır. Kadastro tutanağının edinme sebebine göre ise, taşınmazın kadim meradan olması nedeniyle sınırlandırıldığı belirtilmiştir. Teknik bilirkişinin raporunda belirtilen ve kabulüne karar verilen taşınmaz bölümü orijinal pafta ile hükme esas alınan krokiye göre 163 ada 177 sayılı mera parselinin ortasında kaldığı ve özel mülkiyete konu yapılması halinde meranın bütünlüğünün bozulmasına yol açacağı sabittir.Bundan ayrı, kadim meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğinin süresi neye ulaşırsa ulaşsın taşınmaz edinilmesi bakımından zilyede herhangi bir hak bahşetmez ve hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz. Dört tarafı ya da etrafı kısmen mera ile çevrili bir yerin kadim meradan açılmak suretiyle elde edildiğinin kabulü gerekir. Öncesi kadim mera olan bir yerin belediye veya herhangi bir kuruluş ya da kişi tarafından yapacağı her türlü satışlarda hiçbir şekilde geçerli hukuki bir sonuç doğurmamaktadır. Kadim meraya ilişkin bu tür satışlar bakımından kişinin iyi veya kötü niyetli bulunması da sonuca etkili görülmemektedir. Somut olayda güven ilkesine dayanılması da mümkün değildir.Öte yandan, kural olarak ve kabule göre kamu tüzel kişileri arasında köy tüzel kişilikleri hariç diğer kamu tüzel kişilerinin hiçbirinin kazanmayı sağlayan zilyetlik ile taşınmaz edinmeleri olanaklı bulunmamaktadır. Öteden beri sapma göstermeyen Daire ve Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. Bu nedenle davacının TMK.nun 996. maddesi gereğince satıcısının eklemeli zilyetliğine dayanması da olanaksızdır.Saptanan bu somut olgular karşısında üç veya dört tarafı mera ile çevrili bulunan ve kadim meradan açılmak suretiyle elde edilen taşınmaz hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ile ve Yargıtay uygulamasıyla örtüşmeyen bir gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.Davalı Hazine temsilcisi ile Belediye vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.061,80 TL peşin harcın istek halinde Belediye Başkanlığı'na iadesine, 04.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.