8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/5748 E. , 2013/9147 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu vekilinin, dayanak ilamın kesinleşmeden takibe konulduğu ve ilamda faiz talebinin reddine karar verildiği halde icra emrinde faiz talep edilmesi nedeniyle takibin iptali gerektiğinden bahisle icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece, şikayetin kısmen kabulü ile, dayanak ilamda faiz talebinin reddine karar verilmiş olduğundan bahisle işlemiş faizin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak, ilamda faize hükmedilmemişse, kesinleşmeden infazı istenemeyecek ilamlar hariç, karar tarihinden itibaren faiz talep edilebilir. HUMK.nun 443.maddesine göre aile ve şahsın hukukuna dair hükümler kesinleşmedikçe infaz edilemez. Bu nevi davalar sonunda hüküm altına alınan yargılama giderleri ve tazminat gibi ilamın eklentilerine ilişkin bölümler de boşanma kararı kesinleşmeden infaz edilemez. Bu durumda, boşanma kararı ile birlikte hükmedilmiş tazminatın takibe konulması halinde, ancak, infaz edilebilir hale geldiği boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren faiz istenebilir.
Somut olayda, ... . Aile Mahkemesinin 08.03.2011 tarih ve 2010/487 Esas.-2011/251 Karar sayılı kararı ile tarafların boşanmalarına, alacaklının tazminat talebinin reddine karar verildiği; Yargıtay 2. Hukuk Dairesince hükmün maddi ve manevi tazminat yönünden bozulmasına diğer yönlerden ise onanmasına karar verildiği; mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, aynı mahkemenin 04.12.2012 tarih ve 2012/386 Esas-2012/871 Karar sayılı kararı ile alacaklı lehine tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır. Bozmadan sonra tesis edilen hüküm ile tazminatlara karar verildiğine göre, anılan tazminatlar yeni verilen karar tarihinde muaccel hale geleceğinden bu tarihten itibaren faizin işletilebileceği göz önünde bulundurularak gerektiğinde bilirkişiden alınacak rapor ile sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366. ve 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca
HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.