8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2012/8849 E. , 2013/4196 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.05.2012 gün ve 65/95 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak, kadastro sırasında tespit dışı bırakılan, dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı, 30 yıldan fazla süre tasarruf edilen 2 parça taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, kazanma koşulları oluşmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı Köy temsilcisi dava konusu tarla niteliğindeki yerlerin davacıya ait olduğunu bildirmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 28.155,74 m2 ve B harfiyle işaretlenen 44.082,39 m2 yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre dava; TMK'nun 713/1,3402 sayılı Kanunun 14 ve 17.maddelerine dayalı tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz bölümleri 1978 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında 766 sayılı Kanunun 2.maddesi uyarınca Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakılmıştır. Taşınmazın belirlenen bu niteliğine göre imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde imar-ihya için öngörülen tüm olumlu ve olumsuz koşullar araştırılıp belirlenmelidir. Böyle bir taşınmazın niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Mahkemece taşınmazın niteliğinin belirlenmesi bakımından hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır.
O halde; dava tarihinden geriye doğru en az 20 yıl öncesine ait (1980-1990 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise, İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosyaya eklenmesi, yeniden yapılacak keşifte uzman bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendis, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla açıklanan hava fotoğrafları, Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilecek paftalar ve komşu parsellere ait tapu kayıtlarının keşifte uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri, Kadastro Müdürlüğü'nden gelen paftaların ise, düzenlendikleri ( 1980-1990 yılları arasında düzenlenen paftalar olacak) tarihlere göre, dava konusu taşınmaz bölümlerinin kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, imar-ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı veya hangi nitelikte bulundukları konusunda uzman bilirkişilerden tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınması, komşu parsellere revizyon gören tapu kayıtlarının taşınmaz yönlerini ne gösterdikleri üzerinde durulması, teknik bilirkişiye tescil konusu yerin kadastro parselleriyle irtibatlı hale getirilerek pafta üzerinde işaretlemesinin sağlanması, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri gereğince, keşif yerine davetiyeyle çağırılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, davacının hangi tarihte taşınmazın imar ve ihyasına başladığı , ne şekilde sürdürdüğü ve hangi tarihte imar ve ihyanın tamamlandığı konularında yerel bilirkişi ve tanıkların bilgilerine başvurularak belirlenmesi, imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığının hesaplanması, daha önce götürülmeyen başka bir uzman bilirkişi ... mühendisi aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenerek gerekçeli, denetime açık, karşılaştırmalı rapor istenmesi, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK'nun 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılığın giderilmesi,
HMK'nun 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip mahkeme hakimi tarafından onaylandıktan sonra dosya arasına konulması gerekir. Mahkemece yukarıda yazılı araştırma ve incelemeler yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davada, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılmıştır. Bu tür uyuşmazlıklarda, kazanmayı sağlayan zilyetliğin kanıtlanması gerekmektedir. Maddi olaylardan sayılan zilyetliğin her türlü delille kanıtlanması mümkün bulunmaktadır. İncelenmekte olan olayda zilyetlik tanığı dinlenilmeden yerel bilirkişi sözlerine dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Yerel bilirkişinin sözleri kazanmayı sağlayan zilyetliğin başlangıcı, süresi ve niteliği hakkında hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, dilekçesinde tanık deliline dayandığına göre, kendisine tanıklarını liste halinde vermek üzere süre ve imkan tanınması, ondan sonra yerel bilirkişi ve tanıkların HUMK'nun 258 ve 259.maddeleri (6100 sayılı HMK.nun 243 ve 244. m.) hükmü uyarınca keşif yerinde hazır bulunmak üzere davetiye ile çağrılmak suretiyle taşınmaz başında yapılacak keşifte dinlenilmeleri gerekir.
Bundan ayrı; dava, TMK'nun 713/1.maddesi uyarınca tescil isteğine ilişkin olup aynı maddenin 3.fıkrası hükmüne göre; tescil davası, Hazineye ve ilgili Kamu Tüzel Kişilerine karşı açılır. Tescil konusu yer Tanrıyolu Köyü sınırları içerisinde bulunmaktadır. Hükümden sonra 12.11.2012 tarihinde kabul edilerek, 06.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun 1.maddesinin 1 ve 3.bentleri uyarınca, ... il mülki sınırları Büyükşehir Belediye sınırları olarak belirlenmiş, içerisinde bulunan köylerin tüzel kişiliği kaldırılarak ilçe belediyesine bağlı mahalle haline getirilmiştir. Taraf teşkili, dava koşulu olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gereken kamu düzenine ilişkin hususlardandır. ( HMK. 114 ve 115 m). O halde; yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde davanın ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Mazıdağı Belediyesi’ne yöneltilmesi, yargılamaya geldiği takdirde savunma ve delillerinin tespiti, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Davalı ... temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.